Yürüyen
Bu çelik zırhlı çagında içi geçmiş bir yitiğim.
Pas tutmuş yalanlara inanmaya ihtiyacım yoktu.
Ve belki kısık ateşte yükselen yüzün yeterliydi bana.
Hele gizli karasıyla tebessümün artık evimin anahtarı kadar çapraşık, dışarıya açıldı bak yine gözlerim.
Yağmur yağdı sonra temizlendi toprak, kirli bir tek düşünceler kaldı acı haberler ile zamanla geçeçek sandığım yokluğun birikti camlara.
Yüzbaşım, garajda nöbet tutarken
Hatırıma sıla düştü bu gece.
Güngören'in horozları öterken
Gönül kalktı yola düştü bu gece.
İçinde dışında yoktur yalanı
Devamını Oku
Hatırıma sıla düştü bu gece.
Güngören'in horozları öterken
Gönül kalktı yola düştü bu gece.
İçinde dışında yoktur yalanı



