Günlerdir fırtınalıydı deniz,
Nehirler bulanık ve kızıl çamur akıyordu.
Tüm köprüler yıkılmıştı;
Ne gelip geçebiliyor,
Ne sana ulaşabiliyordum.
Ben her gün ölüyor
Sense ne alemdesin bilmiyordum.
Bilsem zaten aşardım denizleri,
Kurardım köprüleri,
İçerdim sana koşmama engel tüm nehirleri.
Kalbim sıkışıyordu,
Hani en çok inandığın yerim var ya,
Kalbim...
Soluğumu kesiyordu her gün sessizliğine uyanmak.
Hoş, uyku nasıl bir eylemdi
Unutturmuştu ya eylemsizlik;
Olsundu her sabah geçte olsa ışığı görüyordum ya...
Küçücükte olsa hep bir umut saklıyordu ya,
Gün 24 saat.
Ama yoktun her akşam, her gece, her sabah.
Her kadın sen, sıradaki her ölecek olan bendim!
Sonra biliyor musun,
Sonra her şeyi yendim!
Geceleri yendim sabah oldu,
Sabahlar akşam, akşamlar gece.
Denizler yoruldu,
Nehirler duruldu,
Köprüler kuruldu.
Denizleri biçtim makas makas,
Nehirleri içtim tas tas,
Köprülerden geçip seni bağırdım avaz avaz.
Lakin bir sensizliği yenemedim!
Muradım gözümde kaldı.
Hani bir keresinde gülmüştün de güller açmıştı ya yüzümde;
İşte o gülleri hiçbir zaman deremedim.
Gülüşler senin, güller senin,
Bense senin esirindim.
Şimdi;
İster dön, ister dönme;
İster sev, ister sevme.
Son nefesime kadar bekleyeceğim,
Dönersen seve seve seninle,
Dönmezsen esaretin altındaki bu şehirde,
Esirin olarak öleceğim.
Çünkü seni son kere ve bir kere sevdim...
Kayıt Tarihi : 28.7.2020 14:21:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!