Güneş doğunca insanın ruhuna doğar sanki...
Gecenin o puslu çıkılmaz sandığın sandığın tüm düşüncelerinden sıyrılırsın bir anda olsa...
Kalkarsın yatağından vücudunda yaşadıklarının yorgunluğu
elini,yüzünü yıkarsın ve sonra aynaya takılır gözün gözlerin dalar nekadar yorgun ve çaresiz olduğunu düşünürsün...
Ruhunda geçmişin ve şimdinin bezginliği dizlerin titrer bir an lavaboya tutunursun ve buğulu gözlerle neden dersin neden?
Neden insanlar bu kadar gaddar,bu kadar acımasız,bu kadar hain.bu kadar iki yüzlü ve çıkarcı neden? Bu sorunun cevabını bulamazsın,çünkü bu sorunun cevabını onlarda bilmiyor.
Her aynaya baktığında ve dalıp düşüncelere daldığında
Bir deniz bekliyorduk. Duvara çarpıp ölmesi gibi
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem
Devamını Oku
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem




şiirden ziyade düşyazı...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta