Örs isen, sabit dur. Çekiç isen vaktinde vur.
dışarıda fırtına var, yer gök kıyamet çakan şimşeklerle
dinliyorum gökyüzü isyanlarını, sarsılarak her gürleme ile
haber veriyor dayanılmazlık sınırının tükenişini yerküreye
izliyorum gece renklerini üşürken sığındığım cam köşesinde
hani o sımsıkı sarılıp düşlere daldığımız eski kanepemizde
tül bile kıpırdamıyorken nefesimden bu sükut halimde
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




emeğine yüreğine sağlık gönül hanım
anlatım güzel okuyucusuna hitab eden bu değerli paylaşımı yazan yüreği kutlarım
anlatım güzel okuyucusuna hitab eden bu değerli paylaşımı yazan yüreği kutlarım
yüreğiniz dert görmesin arkadaşım çok duygulu bir şir okudum 10 puan
Gönlünüz caşmuş kaleminiz yazmış tebrik ediyor gönül gülü bırakıyorum size hanımefendi
'Derdin;
” sensizlikte ömrümün yarısı gitti güneş yüzlü”
Bense sensizliğe tamamını adadım
Küle döndüm savur kalanları da
Diyemiyorum ki kaybettim!
Daha yolun başında
Öfkeli bir ter avuçlarımda
Neye yarar Dağ yüreklim, neye yarar
Güneş dediğin yüzüm solunca.'DAĞ YÜREKLİME...JALE KESKİN
DOSTLUK SENİNLE GÜZEL KİRAZÇİÇEĞİM SEVGİM SEVGİM SEVGİM HEP SANA.
ne yelkovanın koşturması kalmıştır artık, ne akrepteki asil duruş.
dağıtır resmin boyalarını tuvale, sağanaktan yansıyan her vuruş...
'anılar boşalırken bulutlarından hüznün
sağanak misali yağarlar üzerine gönlümüzün...'
Anlatımın o kadar sürükleyici ki bir an durup özümsemek gerekiyor .... bir soluk da okuduktan sonra. Kutluyorum sevgili kirazçiçeğim.
akar sessizce gözlerimden damlalar yasında, olurum sus pus...
ne yelkovanın koşturması kalmıştır artık, ne akrepteki asil duruş.
dağıtır resmin boyalarını tuvale, sağanaktan yansıyan her vuruş...
bir oya gibi işlenmiş duygu sağanağı bu....kutlarım!
akar sessizce gözlerimden damlalar yasında, olurum sus pus...
ne yelkovanın koşturması kalmıştır artık, ne akrepteki asil duruş.
dağıtır resmin boyalarını tuvale, sağanaktan yansıyan her vuruş...
'anılar boşalırken bulutlarından hüznün
sağanak misali yağarlar üzerine gönlümüzün...
sağnak sağnak yürek sesi yağmış kalemden dizelere ben sustum şaiirim sevgilerimle arkadaşım kalemin yüreğin hiç susmasın
Özlem, hasret kokuyor, duygu sağanağı olmuş GÖNÜL kutluyorum sevgiler, sevgi dolu yüreğe.
Bu şiir ile ilgili 32 tane yorum bulunmakta