Bir şiir yazıyorum, dört duvar arasında
Elimde kalem, döküyorum içimi kağıda.
Ne yazdığımı da pek umursamıyorum aslında
Çayımı yudumlarken geleni yazıyorum, aklıma.
Bardaktan boşalırcasına anlatıyorum, derdimi
Soğuk bir geceydi…
İnsanlar uykuda, saat 04.17’de.
Takvimler 6 Şubat 2023’tü.
İnsanları uykusundan uyandıran bir kâbus başladı o gün
Çocuk, bebek, genç, yaşlı ayırt etmedi bu kara kâbus…
Hiçbir kâbus bu kadar gerçek olmamıştı o güne kadar
Bu gece de uyku girmedi gözüme
Her zamanki gibi…
Uyuyamadım,
Uyuyamazdım!
Sana susamışken yüreğim
Ölemezdi bu saatte bedenim.
Gel yanıma otur be usta
İki çift laf edelim, bu gece karanlığında.
Çok sıkıldım, ben be usta
Hayat düşman olmuş sanki bana.
Ne bir dostum var, ne de bir yakınım var.
Ama onlarda haklı, bende para mı var?
Biliyorum.
Geçmeyecek zamanla…
Geçmeyecek yazmakla…
Dertlerim, kederlerim, acılarım ve yalnızlığım.
Ne kadar inatla, inançla yazmaya devam etsem de,
Geçecek olan tek şey, zaman olacak.
Bir sonbahar mevsimi
Bir eylül ayı.
Günlerden de cuma.
Yine sen geldin aklıma
Ben sana ağladım, gökyüzü de bana.
Ve yağmur yağdı, bardaktan boşanırcasına.
Biraz sade ve biraz yalın
Redifsiz bir şiir gibiyim.
Bazen yalnız, bazen de sessiz
Okunmamış şiir gibiyim.
Gelen bakmaz, giden de sormaz
Bir kafiye misali şiir olsam
Dillerde hece hece okunsam.
Bir kuş misali göğe uçsam
Kanat çırpıp havalansam.
Bir şehir var...
Şirin bir kent,
Küçük bir memleket
İsmi kısa ve adı Muş.
Bir zafere şahitlik yapan,
Görünce seni gözlerim
Hayran olur, şaşı olur.
Görünce seni yüreğim
Heyecandan duruverir.
Sana söyleyemediklerim var.
Sana sustuklarım var.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!