yağan yağmur, esen rüzgar, kışa sor,
pencerede ağlayarak yola bakan kıza sor.
mevsimleri yaprak, yaprak koparan,
gözlerini elleriyle silenlere sor beni.
çıkınında ekmek diye taş taşıyan er e sor,
yalın ayak, çırıl çıplak çölde gezen ona sor.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Duygu yüklü şiirinizi
begeni ile okudum
Kaleminize sağlık Sn Durukan. Kutlarım.
Mecnun çöller de kayıp... Leyla'ya görümsüzmüş
Kerem yellerle tozmuş Aslı'ya dürümsüzmüş
Bektaş ile Mevlana, müridlerin dilinde
Molla Kasım ziyanı, Yunus'da hükümsüzmüş.
Arkadaşım yüzlerce yıl önceki Yunus Emre'ye nasıl soralım... mahallenizdeki Yunus Emre'ler kasdediyorsanız onuda ben tanımıyorum...)))
Emre
Tebrikler ederim üstadım gönlüne ve yüreğine sağlık mutlu günler dilerim...Cumanız mübarek olsun
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta