Şimdi göçmen bir ailenin hıçkırıklarındadır sıra.
Beyaz tüllerin kabulündedir artık aşk.
Kenara yaslanan dikişler anlatmalı Eftalyayı
Yunusa.
Hızırla kaybolmalı
Kıdırla yaşanmalı sevda.
Zihnimin kolluk kuvvetlerince
Sirenlerin, mavi ışıkların gülüşmeleri
Kırmızıların, çingenelerin karabasanları gelmeden soruşturma başlatılmalı.
Yeşil bir delil bulunmalı mağlup duvarlarda.
Zaman kırpmalara sığındığında
Ayak izlerim can bulmalı nefes kesen mezarlarda.
Tanrıya giderken yaprakların dökülürse
İlkbaharda dibini çekersen rakının
İpinin ucundaysa dar ağacın.
Ademin kızı anasını suçluyorsa
Besteler sözlerini koparıyorsa
Faili ve katili gölgemdir benim.
Eftalya
Resimlerde
Çiçekler sabahın kızıllığını uyutur.
Bir fotoğraf
Kaosun mezarını taşır rüyalara.
Dünya
En büyük kumarımızın iki yüzlü yütmeleriyle
Başlardık heyecanlara zar atmaya
Bilyelerimiz
Gezegenleri yerinden oynatırdı
Sonra elimize kağıt kalem tutuştururlardı
Ağlayarak girdiğimiz şımararak çıktığımız sınıflarda
Saçlarımı kökünden tutan duvar
Ve akislerim gönlünde kızaran titrek bir fahişe.
Gözlerim yıldızlardan sen ruhumdan uzak
Açıklamalara tabi tuttuğum
Kalıplara soktuğum
Yargıladığım...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!