Yine zifiri halim üzerimde,
Bir yürekte ölmüş gibiyim.
Belkide kesişmediğimiz bir şiirde,
Bir masalda ki gizli özne gibiyim.
Yokluğunda kaç ayaz yıprandı bu yürek,
Kaç fırtınayla çarpıştı yüksek yamaçlarda,
Kaçıncı sandalı devirdi yosun bağlayan karalarda,
Bir hayale kaç paket,
Kaç şişe devrildi,
Kaç damla süzüldü semadan bensiz yamaçlarına,
Yorgunum,
Ölüm kokan yollardan sana geldim,
Dudaklarımda barut kokusu,
Yüreğimde bir avuç tütünle sana sığındım..
Toprak lekeli gömleğim,
Şiir kokan sakallarımla çıktım karşına,
Sokak lambası aydınlatırdı karanlığımı,
Gözlerime çarpardı o karanlıkta onun umudu,
Senin yüreğime çarptığın gibi..
Şimdi seni sevmek sonu gelmez bir şiire başlamak,
Hasankeyf’te çay içerken bir keman sesi gibi..
Seni düşlemek kız kulesinden boğazı izlemek,
Sen ki yürek dağımın kırmızı gülü,
Sen ki bu adamın son direnişi,
Bir isyan misali,
Ruhuma karışırsın her şiirde,
Kokunla yazılan her mısra,
Mermi gibi yağar kör karanlığa,
Yüreğe sığdıramazsın bazen düşünceleri,
Paramparça ederken duyguları birkaç melodi,
Yazmak istersin, sokağına gidip haykırmak istersin,
İçine atarsın da, içinden atamazsın..
Birkaç cümleye sığınırsın bazen,
Bazen ise henüz yıllanmamış bir şaraba,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!