Yunus Emre Atıcı Şiirleri - Şair Yunus E ...

Yunus Emre Atıcı

19 yaş aşkımdın
En taze hayallerimin olduğu zamanlar
Hani 19 yaşındaysanız dünyayı değiştirebilirsiniz sanarsınız ya
Sen benim dünyamı güzelleştirecektin bende tüm dünyayı
19 yaş aşkımdın ve gittin
Ondan sonra ben hep seni aradım hemde herkeste

Devamını Oku
Yunus Emre Atıcı

Dört yaşında bir çocuk, dört koldan sarılabilir evrene. Ya evren kucaklar mı onu, annesi gibi? Dört yaşında bir çocuk, gezebilir dört kıtayı düşüncesiyle. Oysa hatırlar mı bastığı toprak parçasını? Ya da melek gibi, kanatlıdır ya melekler, Tepeden mi seyretti insanlığı? Tanrı gibi,

Ya Tanrı dört yaşında bir çocuk olsaydı! Kızdıklarına mı hastalık verirdi, sevdiklerine mi? Duygular değil midir insanı hayata bağlayan? Ve o duyguların yoğunluğu değil midir? Gerçekten hamurunu yoğuran, Belki de Tanrı, üzüntüleri daha tarifsiz yapmıştır, mutluluktan, Mutluluklar çok sıradan, Her insan sevinebilir, gülebilir yalancıktan. Oysa üzüntüler farklıdır. Herkes üzülebilir. Her üzülen içtenlikle ağlayamaz. Ağlayan bir damla yaş döker. Ağlayamayan iki, bir damlası içeriye, O da tüm yaşamını sırılsıklam yapar.

Ya Tanrı dört yaşında bir çocuk olsaydı! O zaman ağlamazdı hiç kimseler. Özellikle de bebekler, sonra da anneler, Yanlış anlaşılmasın. Tanrılıkta yok gözüm. Yalnız Tanrı’nın adaletini sevemiyorum. Ondandır bunca sözüm.

Devamını Oku
Yunus Emre Atıcı

Bin şiir de yazsam az
Dökemem içimi
Ya istiklal ya ölüm
Evet evet burhan bir ölüm
İstiklal aşkın neresinde
Hani hep derler ya barışta savaşın içerisinde

Devamını Oku
Yunus Emre Atıcı

Herşeyden biraz kalıyormuş
Ama hep eksik kalıyormuş
Sevinçler kursakta kalıyormuş mesela Sevdalar rakı sofrasında kalıyormuş Umutlar fakirin ekmeğinde kalıyormuş
Özlemler yollarda saklı kalıyormuş
Heyecanlar çocukların oyun parklarında kalıyormuş
Yaşamlar kelebeğin ömründe eksik kalıyormuş

Devamını Oku
Yunus Emre Atıcı

Bazı geceler çok uzun geçiyor
Bazı geceler kısa
Bazen insan çok kolay düşüyor yanılgıya
Bazense çelik gibi oluyorsun yıkılmıyorsun asla

Şafak aynı şafak güneş aynı güneş

Devamını Oku
Yunus Emre Atıcı

Ben güneşe gömdüm umudumu
Bundandır ki ne zaman hava kararsa bir hüzün çöker ağlamaklı olurum
Ben güneşe gömdüm umudumu
Her yağan yağmuru felaketim sanar üzülürüm
Ben güneşe gömdüm umudumu
Hele de hava soğuksa kar taneleri süzülüyorsa gökyüzünden işte o gün tüm kainatı var oluşu sorgularım huysuz bir adam olurum

Devamını Oku
Yunus Emre Atıcı

Özlemim ağır yaşamaya dair
Kavgam yalancı baharla
Hasreti bile güzel şu deniz kokusunun
Nasıl da ihtişamlıymış denizle gökyüzünün birleştiği nokta
Önceden de severdim ben denizi gökyüzünü izlerdim bakıp bakıp dalardım
İçimdeki yaşamak ağır basmış

Devamını Oku
Yunus Emre Atıcı

Sessizlik derin bir matem
Hani gün geçtikçe azalacaktı acısı
Arar oldum ilk günki yanmayı
Her geçen gün bir önceki günün üzerine ekleniyor
Anılar Şafak nöbeti gibi bekleniyor
İmkan olsaydı eğer anılar ile yaşamaya

Devamını Oku
Yunus Emre Atıcı

Bedenim burada ruhum yola çıktı sana doğru
Karşılarım onu kanlar içinde şehvet dolu karşılarım onu bir küvezde ölü bedenimle karşılarım onu en hayrete düşmüş halimle karşılarım onu cehennemde yasak elmayla karşılarım onu ve ölü bedenim canlanır kanlarım geri damarlarıma çekilir şehvet arzı endam olur yasak elma da bu aşkın tohumu olur cennet bahçesinde

Devamını Oku
Yunus Emre Atıcı

Açsanıza Işık’ları neden bu kadar karanlık her yer
Ne oluyor ne ara geldik bu son durağa
Az önce binmiştim ben daha soluğum yavaşlamadı
Neden bu kadar yağmur yağıyor bu toprak kokusu da ne böyle
Cam mı açık yoksa hiç kapalı bir yer mi yok sırılsıklam düşüm
Evde canparem bekler bu son durak evimi göstermiyor bana

Devamını Oku