N’ola yazgısı kuş kanadına takılı aşkın
N’ola sermayesi kalp hizasından arşa
N’ola ceremesi ağırlığından bir dağın
N’ola yapraktan dala geçen Hakk’ın adıyla
Seni bilirler biz bilesi sesimizde sesin
Kış tümleci kırık camların arasından sofraya
Sen bir dile Yunus aşkına dört gelsin
Bir tutam yapağı yorgan olup düşsün ayazına
Yağmur yağsın diye sevinir gökler
Ben her nefesinde o hikmeti hatırlarım
Diyarın yeşilini havasını akarını ah o iller
Molla Kasım değilim öper başıma koyarım
Eşikteki başı benim Yunus’un
Suya eğilen abdesti yazı baharı benim
Seğiren kaşında çağıldar binbir suskun
Eğri odunlara küs işte o eller benim
O darının derdindedir kırk yıl geçmiş hâlâ
Almış nefesi hem bir değil bin meleğin burcundan
Tapduk diyarından tuz ekmek hakkıyla
Başı önde mahcub patlayacak bahar tomurcuğundan
Hak bir, sesi söz olur dilinden semâya
Yunus içre yunuslar nice denizlerde bulunur
Her biri çehresine vurulur kelamın aynasında
Asra yemin eder melekler ve sonra o denizler durulur
Yunus eydür hangi kabre sorsa diller
Toprağını taşırır kurumuş leylaklar arasından
Aşk olur Yunus sadasıyla buhurdan kelimeler
Sen diye çoğaltır tazeler coşar bağrından
İçimde içim her yanı Yunus sırmalı uykularda
Çağırsın diye usuldan nazik ah o rüyalar
Ne köşk ne huri ne bal deryası havzın kenarında
Yunus’un dilinden taştı cennet sular gibi çağıldar
N’ola sırlayan toprak ıslayan yağmur iğil iğil
N’ola sözümün tesiri dolaşmadan namıma
N’ola derdimin sarrafı o kutlu o bereketli idil
N’ola şen dillerin asra değen manasına
Kayıt Tarihi : 10.1.2026 01:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!