Biz ki
dağların zirvelerinden doğan derelerdik
toprağı ve kayaları taşıdık
dağların zirvelerinden
çağlayanlar oluşturup
kayaları ezipte geçtik.
Okulun kapısından girince
dünyama dolarsınız
beyaz bir düş olursunuz bende
geleceğe yorduğum.
sizinle aydınlanır evren
gözleriniz birer kıvılcım
Küçüktüm,
gelincikler toplardım ekin tarlalarından
bebeklerimin saçları mısır püskülünden
rengarenk açan akşam sefaları
akşamları radyoda dinlenen piyesler
güle oynaya yürünen okul yolları
Bütün güzel sözleri benim için söylemelisin
bütün iklimlerinde sadece bana yağmalı yağmurların
bütün rüzgarların benim için esmeli
borada tipide benim içimi ısıtan ateşim olmalısın
bensiz dünya sana dar olmalı
hiç kimseye bana baktığın gibi bakmamalısın
Gözlerine bakınca çakmaktı çakmak
kocaman bir yürekti taşıdığı
ellerinde büyürdük emeğinin
kulağıma küpe ettim öğrettiği ne varsa
ömrünü almıştı da bizimle var etmişti
omuzlarında
Sen gidersin kapanır gün
Kapılar kapanır birbiri ardınca
Gülüşler biter ömrümce
Bir veda bile kalmaz geride
Artık hiç bir şey aynı değildir.
Işık çekilir pencerelerden
Sen geliyordun her akşam
telaşla çıkıyordum okulun kapısından
merhaba derken sana
susuyordun gözlerime bakınca
sevdiğin vardı kanımca
ben sessizce dururken yanında
O Küçücük ellerin ufacık bedeninle şekillendirdin bizi.
Bir yaşamın adanmışlığını sorsalar onlara seni gösterirdim.
Hiç kendin için yaşamadın
En güzel yıllarını çaresizlik tüketti.
Yine de bize yansıtmadın bıkkınlığını.
Gülüşümüz gülüşün oldu
Gelişini görmüştüm pencereden
ben saçları esen rüzgarla savrulan kız
sen elleri aşk dolu yeşil parkalı adam
kimseler bilmedi konuştuğumuzu
Blr aşk doğmuştu gönlüme
dört bir yanım tel çekildi
Yüzlerinde gülüş
gözlerinde ışık
olmak isterdim.
.Aynı dili konuşmasakta,
söylediğimiz şarkılarla buluştu yüreğimiz.
Yurdumun uzak mezralarında açan çiçekler gibiydiler.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!