Çok yorgunum sevgili
Ruhumu dinlendirecek
Sende yoksun
Avutmuyor artık beni şarkılar
Sen seversin diye dinliyorum işte
Her notasında sen varmışsın gibi...!!!
Bazen sen gitmek istersin ayakların gitmez...
Bazen de ayakların gider sen gitmek istemezsin...! ! !
Ayak üstü sevemem seni
Aşkın kırıntılarıyla yetinemem ben
ya yaşamalıyım seni en derinden
ya yok olmalıyım o sevda da tamamen
o yüzden ayak üstü sevemem seni ben
Herkes adam gibi aşık, herkes adam gibi seviyor...
Öyleyse bu kadar yavşak neden var...! ! !
Aylardan eylül
Günlerden çarşamba
Saat 03.45..
Diyecegim o ki zamanın önemi yok...
Aşk varsa sevgi varsa umut hala var...! ! !
Şimdi aylardan kasım
Soğuktur senin oralar
Üşüyorsun dur
Sıkı giyin
Yün kazak olsun mutlak üstünde
Ayaklarını sıcak tutacak çoraplar giy
Şimdi aylardan mart
Hala soğuktur senin oralar
Üşüyorsundur
Sıkı giyin
Yün kazak olsun mutlak üstünde
Ayaklarını sıcak tutacak çoraplar giy
Ağaçların son yapraklarını döktüğü soğuk bir yirmi dört kasım aksamıydı. Kafeterya ya bir kaç müşteri dışında sakinlik hakimdi. Kafeteryanın kapısı açıldı elinde iki kırmızı gülle elli beş elli altı yaşlarında bir adam girdi. Kapıyı rahat görebileceği duvar kenarında bir masaya oturdu. Genç garsonlardan biri onun oturduğunu görünce hemen yarısı su dolu genişçe bir bardak getirdi, gülümseyerek masaya koydu ve sessizce çekildi. Adam elindeki çiçekleri gelen bardağın içine koydu. Ve yüzünü kapıya dönüp beklemeye başladı.
Bir süre sonra kafeteryadan oldukça alımlı bir o kadarda muhteşem gülümsemesi ile bir kadın girdi. Adam kadının içeri girdiğini görünce masadan kalktı kadına doğru yürüdü sağ elini uzattı kadına doğru kadında yüzünde o muhteşem gülümsemesi ile beraber sol elini uzattı adama. Adam avucunun içine aldığı eli incitmemeye özen göstererek usulca öptü ve kadının masaya oturmasına yardımcı oldu. Kendi de karşısına geçti. İkisi de birbirlerine aşk dolu gözler ile bakıyorlardı. Sessizliği adam bozdu.
"Hoş geldin gülümsemesini Allah'a emanet ettiğim" dedi
Kadın "Teşekkür ederim Hoş buldum" dedi
İki orta yaşlı aşık konuşurlarken garson iki kahve, iki bardak su ve küçük lokumların bulunduğu sevis tabağı ile masaya servisini yapıp geldiği gibi sessizce masadan ayrıldı.
Adam "Tam bir yıl oldu"
Beni çarpan bir edan,bir havan var
Yaz saati gibi
İleri alırken seni
Unutup zamanı gerilerde bırakma beni
Aynı geceye uyusak ne olur ki aynı yatak da uyumadıktan sonra...!!!
Yüksel ŞEKER




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!