İki satır ümit arıyorum
iki dudağının arasından
çıkıp seni bana getirecek...!!!
Yüksel ŞEKER
Ne düşünüyorum biliyor musun
sevdiğim
yasadışı bir sokak köşesinde
yakalansak seninle öpüşürken
ve....
ilk celse de karar verse hakimler
İlkokuldaydık ve ''Seni seviyorum'' demek sevdiğimiz kızın saçlarıyla atçılık oynuyor numarası yapmaktı...!!!
Yüksel ŞEKER
Seninle yaşayacağım ilk günün sabahını düşünüyorum,
Yüreğim düşündüğümde bile pır pır atıyor heyecandan
Hayali bile bu kadar heyecan vericiyken
Gerçeği ne kadar muhteşem olurdu kim bilir...
Düşünsene senle beraberim
Acılarımızla halı dokuyoruz sanıyorduk, bir baktık ki daha ilk ilmikteymişiz...!!!
Yüksel ŞEKER
Bana şiirlerin hep Türkçe dediler. Biraz uğraştım malum yabancı dilim çok iyi sayılmaz liseye kadar almanca eğitimi görmeye çalıştım üniversitede ise mecburi dil ingilizceydi 🙂 O yüzden ikisini de adam gibi öğrenemedim 🙂 Bakalım olmuş mu? beğeninize sunuyorum 🙂
I can not leave you,
My feet do not walk
I do not swing arms
Ask any woman my heart
İnsana en çok özgürlük yakışırdı, kanatlarını kırıp ölümü layık gördüler...!!!
Yüksel ŞEKER
Çocukluk dönemimizde bir akrabamız vardı onlara gitmeyi hiç istemezdik. Ne zaman evlerine gitsek kendimizi robotik bir yaşama mahkum etmiş bulurduk. Koltuklara oturma kirlenir, onu yapma bozulur, bunu yapma kırılır diye diye bizi hayatımızdan bezdirir, geldiğimize bin pişman ederdi. O yüzden biz de hiç gitmek istemezdik, hatta bayramlarda bile. Düşünün oyuncaklarla bile oynamamıza izin vermezdi. Diyeceğim evindeki en ufak eşya kadar değerimiz yok diye düşünürdük.
Bu özellik sadece o akrabamızda var sanıyorduk. Meğerse o kadar yoğun ve çok olmasa da neredeyse hepimizde varmış. Biraz örnekleyerek açıklayayım. Evimize özene bezene koltuk takımı alırız sonra o beğendiğimiz koltuğun kumaşı eskimesin diye ya koltuk örtüsü yaptırırız ya da üstüne kumaş sererek kullanırız. Pek çoğumuzun evinde bir dolabın içinde belki de hala kullanmadığımız ya da çok az kullandığımız porselen tabak çanağımız olduğu gibi gümüş kaplama çatal kaşık takımımız mutlaka vardır. Aman eskimesin kırılmasın yarın bir gün özel bir gün de kullanırız diye diye yıllarca dokunmadığımız.
Hadi biraz daha derinlere çocukluğumuza doğru inelim. Pek çoğumuz sofrada yemek yerken masaya bir şeyler devirerek dökmüşüzdür ama su, ama çay, ama meşrubat. Kaçımız bu dökme olaylarında büyüklerimizden zılgıt yemedik. Neredeyse hepimiz o zılgıttan nasibimizi almışızdır. Sonra da çocuğumuz olduğunda aynını çocuğumuza yapmışızdır.
İnsan deyip geçme insan vardır varlığı beter, insan vardır bin insana/ömre bedel.
Her şey yürekte başlar yürekte biter...!!!
Yüksel ŞEKER
Bazen insanlar o kadar çok yoruyor ve yaralıyorlar ki, insan hayatına kocaman bir tabela koymak istiyor...
#insangiremez. diye...!!!
Yüksel ŞEKER




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!