Gece ağır be gülümsemesini Allah'a emanet ettiğim
Yorgun gözler kaldıramıyor artık açık durmayı
Karanlık antreyi geçerek yatağıma gidiyorum
Hava sıcak yatak buz
Uzanıyorum yatağıma boylu boyunca
Bir yanım yanıyor bir yanım donuk
Sensizlik nasıl bir şey biliyor musun sevgili
susmak bilmeyen bir feryat oluyor,gece
ve ben o gecenin içinde
sensizliği bensizlikle sınıyorum bir daha
dilimde bir şiir kesiği oluşuyor
art arda sıralanmış dizelerin sızısında
Kadının yukarıda toka ile tutturduğu
Sim siyah saçları vardı
En az gece kadar siyah
Gecenin en karanlık anında
Durdu...
Saçlarını tutturduğu tokasını çıkardı
Saat gecenin iki buçuğuydu güzün
Ve ben seni bekliyordum
Günler, saatler, dakikalar
Bıktılar benle olmaktan
Çekip gittiler azar azar
Yorgun geçen
Gecenin en siyahında geziyordum en tenha sokaklarını İzmir'in
Kaldırım kenarlarında ya da bir kapının eşiğinde büzüşüp uyuya kalmış çocukları topladım yoldan geçerken durdurduğum bir dolmuşla
çocuklar ne olduğunu anlamaya çalışırken getiri verdim hepsini belediyenin konuk sarayına
karınlarını doyurdum, sonra yatırdım yataklarına ve usulca üstlerini örttüm gülümseyen çocuk yürekleriyle sıcak sıcak uyusunlar diye yeni yataklarda
sokağa attım kendimi dolmuşçunun 'bırakayım seni de abi' sorusuna gülümseyerek 'sana uğurlar ola benim işim çok var daha'' dedikten sonra
kordona doğru yürüdüm yaşlı bir adam gecenin o saatinde sokağın bir ucunda kağıt mendil satıyordu hala belli ki istediği parayı toplayamamıştı daha cebimden çıkardığım yüz lirayla aldım on tane kağıt mendil
Gecenin yarısı
Radyoda eski bir şarkı
Masada biri boş iki kadeh
Sandalyesinde bir adam
Yorgun
Gece şarap ve sen
üçünüz bir araya gelince ne güzelsiniz
ah bilsen...
Bu gece hayaller gecesi olsa ve sen şarabıma iştirak etmeye gelsen, biliyorum sende seversin meyveli şarabı, şöyle karşıma oturup beraber içsek ve şarap bitsede gitmesen, bende
kalsan, şarabın ve uykunun etkisi ile gece koltukta sızsan, ben de üstünü örtsem
Gecenin demi vurur yalnızlığıma
ve
ben bir kadeh rakıda avuturum sensizliğimi...
Ve gece
ve rakı
ve su
Gece ve Sen
Gece ve o gece içinde sen
gökyüzünde ateş misali parlayan yıldızlar gibiydin
alev alev yakıyordu bana ulaşan ışıkların
ve ben o ışıklar altında mucizevi güzelliğini seyrediyordum
ateşinden kavrulup eriyen bedenime aldırmaksızın
Sonra geceye dönüp
'Senin suçun yok içimdeki sızı büyük' dedim...!!!
Yüksel ŞEKER




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!