Üzülme baba,
Ciğerlerimde hastalık yok
Arada bir soluyacak hava bulamıyorum
Bunca vahşetin leşliğine dayanamıyorum,
hepsi bu
Nasıl da acıtır canını
Yüreğine iki numara küçük gelmişse yüksek ökçeler
Nasıl sarıp sarmalısın bedenini
Fikrine bol gelen hayaller,
Ne önemi var ki yılın, ayın
Hele bir de "hicaz" sa radyoda ki şarkın
Ne "aheste" ne de bir "heveste" kalır aklın
Aldığımız her nefes zifir zindan bir leke gibi yapışırken ruhumuza,
Biz ille de bir gelecek diye yapıştık hayata
Unuttuk, unutturulduk
Ne zaman böyle yağsa bulutlar
Bir Cemal Süreyya şiiri fısıldardı rüzgarlar
Ciğerlerimize yapışan o toprak kokusunu,
Unuttuk
Bilmem hangi baharın sonuydu,
Sağlığından haberi kesip, solumuza konan yaralar
Bilmem hangi neşter darbesinde soğudu,
Unuttuk
Ve en sonunda ne olduğumuzu, nerden geldiğimizi,
Her yağmurda büyüleyen kokunun kaynağını,
Yani biz, insanlığımızı unuttuk
Aybüke öğretmenin türküsünü unuttuk
Emine Bulut'un kızı kimlerin elinde, unuttuk
Özgecan ları Münevver'leri ve daha kimleri kimleri
Unutmak kadermış gibi
Anamızın göğsünden akan ak sütün tadını bile unuttuk
Hep başka hayallerin çocuğunaydı gebeliğimiz,
Hiç kendi düşlerimizi doğuramadık.
Yıllarca sırtımızdaki heybemizde, dert yükü taşıdık...
Gün geldi, o kamburu yutup
Boğazımızda yumru yaptık...
Toparlandık, dimdik yürüdük;
Çünkü; Kadındık
Korkma baba kızın hala çok güçlü
Unutulan cinayetleri gördükçe gardı düşüyor sadece
Yanan fenerde can veren ateş misali
Sessiz çığlıklara boğuluyorum işte
Hepsi bu
Canan Özanaç
Kayıt Tarihi : 28.8.2025 15:46:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!