Bazı zamanlar bir köprünün üzerinde durup sadece altımızdan geçen arabaları izlerdik. Ben şimdi köprüde oturmak yerine asfalta uzanıyorum. Sen zaten hangi bar tuvaletinde kusuyorsun bilmiyorum. İçtiğin onca içkiden sonra hangi sokağın duvarına işiyorsun bilmiyorum. Ayakkabılarını çıkartıp hangi cadde boyu kendinden kaçar gibi koşuyorsun bilmiyorum. Ellerimi bıraktığından beri ben koşmak yerine her yere ağır ağır yürüyorum. Bazı lise bahçelerinde oturup illegal işlere karışıyor, disiplin cezası alacağımı duyup ehliyetimi gösteriyorum. Ben hala on yedi gibi duruyorum. Bakkaldan sigara alırken ölüm nedenimi göstermek zorunda kalıyorum. Biliyorsun mezar taşıma adımı yazdırırken baba kısmını boş bırakıyorum. Ben bazen mezarlıklarda dolanıyorum. Bazı zamanlar otogarlarda. Genelde karanlık tenha sokaklarda.Hadi say Ali, üstümden geçen gemileri…
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta