Yozlaşma
Nazlı ırmaklar yozlaşmış,
Taşınanlar molozlaşmış,
Üretimden uzaklaşmış,
Ekonomimiz yozlaşmış.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Anlamlı şiirinizden dolayı kutlarım malesef yozlaşmayan hiç bir şey kalmayacak bu gidişle biz eskilerde olmasa ,,rabbim sonumuzu hayr eylesin saygılarla +10
Adamı Özlüyorum Zamanı Özlüyorum Atı Alan Üsküdar’ı Geçiyor
Eski tad eski heves yok
Eski dost eski sebep yok
Eski yüz eski ayna yok
Eski söz eski selam yok
Eski saz eski nağme yok
Eski haz eski name yok
Eski gül eski derman yok
Eski kül eski duman yok
Kötü var iyi niyet yok
Yeri dar onur diyet yok
Eski yâr değer öven yok
Yine ye kürküm ye diyen çok
Eski siz eski saygı yok
Eski giz eski kaygı yok
Eski kalp eski gönül yok
Eski köz eski yangı yok
Eski tas eski hamam çok
Eski kaz eski tamam çok
Eski yas eski şenlik yok
Eski yaz eski tahta çok
Eski ter eski mesel yok
Eski dur yapma diyen yok
Eski yer eski zaman yok
Eski bor eski masal çok
Yine adam kayırma çok
Yine madam sayılma çok
Yaş yanar kuru yerine
Adam arayan fener yok
7.02.2011 01.30 08.02 20
Dilşâde Güngör
teşekkürler paylaşımınıza kutluyorum yüreğinizi
saygılar
evet var olcaksak yaşıyacaksak kütürümüzle yaşıyacağız yoksa varlık içinde yok olacağız kutlarım muhabbetle
Haksız haklıyla denk olmuş,
Hak arayanlar kovulmuş,
Haram ile köşe olmuş,
Alın terimiz yozlaşmış,
En kutsal bildiğimiz değerlerimiz yozlaşmış...Yozlaştıranlara yazıklar olsun. Elini kolunu bağlayıp ta seyreden bizlere de yazıklar olsun. Suskunluğumuzla bu yozlaşmaya suç ortaklığı yaptığımız için....Kutluyorum bu gözlemsel ve toplumun kangren olmuş yaralarına neşter vuran şiiriniz için sizi sn Bektaş. Büyük beğeniyle okudum. Tam puanımla listemde. Sevgimle...
Yozlaşma,bir şeyin gercek özünden ayrılmaktır.Günümüzde çoğu gelenek ve göreneklerimizin amacından saptırıldığıda bir gerçek,artık sevgilerde değişik şekillere giriyor.
YOZLAŞAN YOZLAŞANA YOZLAŞMA MODASI KASIP KAVURUYOR ORTALIĞI DİLE GELEN KALEMİNİ SELAMLIYORUM SAĞOL ÜSTADIM SEVGİLERİMLE
Ve bunda hepimizin yarınlardan dileyeceği bir özrü var. Yüreğinize sağlık. Çağdaşi dost..
Aşklar günlük ve portatif,
Tüketilir aparatif,
Hayvan sevmek altarnatif,
İnsan sevgisi yozlaşmış.
Doğrular hep dizelerde. Harika bir anlatım zevkle okudum efendim. Yüreğinize sağlık. Sevgiyle...
Tebrikler, günümüzün çarpıklıklarını çok manidar anlatmışsın Sevgili Dost.Tam puan.Selamlar.
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta