Sessiz çığlıklar atıyorum,
Kulak zarı patlamış
Sağır kulaklara.
Hakikati göstermek için çırpınıyorum
Gözlerine perde inmiş
Bir çift Pencereye.
başka türlü bir şey benim istediğim:
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..
Devamını Oku
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..




merhaba ada evladım, çok erken değil mi ya hu bu yorgunluk için...
şöyle de yazabilirdin...
ve sen tekil bir itikaf çal kendine…,
felek rüzgarında ağaran şakaklarının ak ışıltısı
ve gece gözlerinden süzülen hüznünle
bakarken uzaklara,
aşkın soldurduğu dudakların kapalı,
omzunda reyhanlıdan ayrılığın ağır yükü,
kederlisin…,
duru sular kadar yorgun,
ve yoksun...,
güzde terkedilmiş bir sahil kasabası kadar ıssızım...
olduğun yerde, okyanus maviler içinde kal,
siy/ah/ın hakikatine bürüneyim bense,
ve bütün bir ömür,
vuslata gönül düşürmemiş hasretinle ve
kendi azığımla kavrulayım,
ah;
çingene bir sarmaşık güldür hatıralar,
insanın nefesini çemberini daraltan,
sırnaşık ve yapma dedikçe yapan
hayata tuzak, hayata kapan,
yol ortası kurbanını şaşkın bırakan…,
oysa;
çatallıydı dili vedanın,
gelincik şurubum,
kabarmış yüreğinle
köpük köpük...,
bir kızılcık şırası izisin
çatlak dudaklarımda,
sürüngen kalbimin gömlek değiştirmek için,
saklandığı oyukta,
pul pul,
yalnızlığın en korkak demindeyim…,
ah;
merdivenler dayadım ellerinin köprüsüne,
yeşil damarlı nehirler öptüm,
büktüm bakışlarının haritasını,
peşine düştüğüm hazine,
sensiz, kayıbım…,
kaç kez dedim tabibim,
bir kan merkezi tufanında unuttum bildiklerimi,
köklerinden kopuk ve ömrüme sığmayan,
bir gurbet yolculuğuna savurdu
zahirin günübirlik oyunları…,
neyi aşk sandığını unutmuş,
bir hafızasız yürek belle beni
hicretinin vefalısı olarak,
ah;
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta