Ey Tanrı'm, Yoroz'un zirvesinden bakın da görün!
Denizlerin ve rüzgârların dahi diz çöktüğü bu aşkı anlatın!
Ali, rüzgâr kadar hızlı, yıldırımlar gibi kudretli,
Gül, Ay’ın ışığını ödünç almış, sabah çiğleri gibi narin.
Kader onların yollarına dikenler serdi,
Zaman, onları ayırarak sınamak istedi.
Fakat aşk, zincir tanımaz, fırtınalarla yoğrulur,
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta