Zayıf gövdeler üzerinde narin ve upuzun dallar
Demirden meyveleri asıyor gevşek kollarına
Kısa tepeler delik deşik dağlar süzülen yılanlar
Gökyüzü yeryüzüne kurşini yağmur akıtmakta
Hayatı örs ile gürz arasında kalmışsa bir insan
Kara çalı gibi dünyada dolaşıyorsa ölmüyorsa
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Yorgunluk
Zayıf gövdeler üzerinde narin ve upuzun dallar
Demirden meyveleri asıyor gevşek kollarına
Kısa tepeler delik deşik dağlar süzülen yılanlar
Gökyüzü yeryüzüne kurşini yağmur akıtmakta
Hayatı örs ile gürz arasında kalmışsa bir insan
Kara çalı gibi dünyada dolaşıyorsa ölmüyorsa
Ve bedeni deniz düşünceleri alabora oluyorsa
İnsanın sevmesi ne işe yarar kalbi durmuşsa
Metal yağmurunun altında açar çelikten güller
Demirden pençeleriyle güllere konar bülbüller
Hoş bahçenin içinde kokmaz olur sümbüller
Yorgun düşer eller yürekler ve bütün sevenler
Bu şiir mükemmel olmuş.Orijinal imgeler var.
'Metal yağmurunun altında açar çelikten güller
Demirden pençeleriyle güllere konar bülbüller' Ne güzel bir söyleyiş öyle...
Şiirin tamamını beğendim,tuttum.Kutluyorum yüreğini ve kalemini...Sevgilerimle...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta