Yöre Yöre Türkiye - 4 - Ege (Tutumlu - C ...

Ramazan Kocapinar
580

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Yöre Yöre Türkiye - 4 - Ege (Tutumlu - Cimri) ÖYKÜ

Merhaba Sevgili Dostlar!

Şiir - Türkü sözü - Mani - Mektup derken
Yeni bir kısa öykümüzle yeniden sizlerle beraberiz

Yöre Yöre Türkiye adlı yazı dizelerimizle
karadeniz - Trakya - orta anadolu şehidin öyküsü
Kınalı kuzu Cemalin Hikâyesinin ardından

Kütahyadan çıktık yola...Manisa - izmir - Uşak derken
Afyonda verdik mola...Ardından... Denizli dedik sonra
Uğrağımız...Mugla...Asıl mekân olan..Selam deyip vardık Aydına...

Evet sevgili Dostlar!

Yöre Yöre Türkiye - Ege adlı öykümüzle aydın
iline götüreceğiz sizleri...

Kuşadası...Söke...Didim...Koçarlı...Karpuzlu...Çine
Yenipazar...Bozdoğan...Karacasu...kuyucak...Kösk
Buharkent...Nazilli...sultanhisar bir bir dolandık...

Aydın - Koçarlı - Söke - Balat Ovalarını bir bir taradık...
Ardından hasan emmiyi bulduk ve yaşam kesitini
Sizlerle paylaşmaya karar kıldık...

Namı diğer YUMUK HASAN ın aile efradını hadi gelin
Bir tanıyalım şöylece:

Yumuk Hasan 55 yaşlarında, çiftçi bir köylü,

Hanımı Gülsüm kadın, aynı yaşlarda,

Oğlu Mustafa 25 inde bir civan, çakı cıva gibi delikanlı,

Gelini Gönül 23 ünde mahsun taze gelin,

YÖRE YÖRE TÜRKIYE - Ege
(Tutumlu Cimri)

Yumuk hasan kendi halinde bir rençber
Üzüm bağları...incirleri ve bilimum diğerleri
Onun aslında herşeyi...Canı...ciğeri!

Oğlu mustafa aylardır midem..midem deyip kıvrınmakta
Yumuk hasanın umurunamı sanki mahsulüne halel
Gelmesinde gerisinden kime ne!

Günün birinde soluk soluğa kapıdan girdi yumuk hasan
Kırarcasına kapıya yüklenip televizyon seyreden gülsümle
Gönülü süzdü bir kaç saniye dik dik bakışlarla ve ardından;

- Varsa yoksa tilvizyon! ...ne buluyonuz bu aptal kutusunda
Söyliyivirin bagem gari...kim düşünü incirlenen üzümleri!
Patı...Patı dipleğne dökülü dökülü...düşüveyyola da
Yön çöğrüp bageniniz yok bi kerem...
Böyle gidese ürün alamicez...bi şey satamazsek ne yicenğiz
Bi gış Boyu görcem sizi...Hadi...hadi galkın gari de düşüvenğ peşime...

Şöyle bir irkildi gülsüm kadın burun kıvırıp gözleri yuvasından
Fırlamışcasına haykırdı içindekileri;

- Eyiki iki paralık keyfimizi gördünğ!
Ağzınğı açmasan şaşadım zati...

Sonra gelini gönüle dönüp

- Hadi yürü gıı varıp bakeg şunun
Can damarlağna ne vaasa...

Derken yer kapısında mustafaya rasladılar

Yumuk ters bir bakışla dönüp mustafaya

- Ooohhh...ge keyfim ge..!

- Dağ.. bayır düz deme dolaş bagem daa ne gıda
Dolaşcasenğ...Yürü leng düş aadıma da..
Ta fazla asabımı bozma...

Gülsüm kadın homurdanıp durmaktaydı kendince

- Bi günde huzur vemeyyo geberesce!

Mustafa;

- Hayırdı ana ne va gene

- Ne bilem oğul guduz kuduğdu işte!

Bahçeye varıp ardından baya bir uğraştan sonra
Gün batmış hava kararmaya yüz tutmuştu

Yumuk hasan;

- Ortalık garağdı hadi toplanında giidem gari!

Gülsüm kadın iyi ki akşam olduğunu hatırladı
Dedi içinden sessizce...

- Selavat vagdı felan bimeyyoki adam nolcek!

Eve dönüldüğünde yemek ve bilimum icraatın
Ardından mustafa yumuğun karşısına geçip!

- Vakit epey geç oldu buba bize müsade dedi

- Eee...hadi yatığ gar zabaha erken galkında bari
Bi sürü yapcek işle va....

Mustafayla gönül odalarına çekilmişlerdi
aradan saatler gecmiş mustafa ağrıdan inlemekteydi

Gönül;

- Ne O mustuva ağrıyemmu gene

- He ya! ...öldürcek beni bu zıkkım...dedi mustafa

Ana..ana deyip gülsüm kadına seslenmekteydi telaşlı telaşlı
Ne yapacağını bilmeden

Gülsüm kadın;

- Ben bi solukda abdil e varen taksiyle gasabaya
yetmeli dedi

Acile varıp doktora göründü mustafa

Doktor;

- Bak mustafa önceki muayene eden arkadaşların raporları
Hiç de iç açıcı değil bir an evvel ameliyat gerekli unutma

Mustafa tamam deyip tastikler gibiydi doktorun sözlerini
Aldığı ilaç ve ağrı kesicilerin ardindan biraz rahatlamıştı

Ameliyat büyük şehirde yapılabiliyordu sadece ve O da birkaç
Milyar tutmaktaydı sonuçta

Mustafa;
- Buba dedi ben izmire gidcem amiliyat içün hani biraz
verebilirsen..der demez lafı tıkdı ağzına

- Nerden bulceğm ben şincik parayı paramı basıyon her daim

- O zaman izin ver gitcem çalışıp biriktirmem lazım

- Lenğ bunca işi başıma yıkıpdamı gitceğn
- Çarem yok gitmeliyim deyip ayrıldı ve izmirde aldı soluğu

Büyükşehir sinsi...Büyükşehir zor!

Büyükşehirin önü fırfırıldak ışıklı...!
Büyükşehirin arkası köhne karanlık..Acılarla kaplı...!

Ara ara iş yok! ...Kim kaybetmişki mustafa bula
Her işi yaparım devri çoktan kapanmıştı oysa

Aradan günler gecmiş elinde avucundaki tükenmiş
Geceleri otel yerine parklarda almaktaydı soluğu

Yine oralarda kesik ali diye biriyle tanıştı
ipsizmi ipsiz ne idüğü belirsiz çirkef mi çirkef...!

Günlerdir kesik aliyle birlikteliğinin ardından
bir tartışma yaşadılar günün birinde

...ve kesik bıçağı çektiği gibi indirdikçe indirdi
Mustafanın böğrüne...!

Bitmişdi herşey umutlar yıkılmıştı...!

Kötü haber fena halde tüketmişti gülsümle gönülü

Çim..Kök salacaktı mustafa gönül çifti, boy boy
Çocukları olacaktı, mutlu olacak sevinç çığlıkları atacak
ortalığa neşe saçacaklardı...Olmadı...Olmadı...Olamadı...!

Gülsüm kadın çığlık atıp feryad ediyordu bir ara kocası
Yumuğun yakasına yapıştı....

- işte üzümlerin işte incirlerin!
- işte ürünlerin işte mahsüllerin!
-...ve işte mustafam deyip yırtınıyordu adeta

- Söyle herbirine git ve söyle mustafamı geri getirebilecekmi ha...!

Yerden kafasını kaldırıpta gülsümün yüzüne bakamıyordu
Yumuk hasan bu vurdum duymazlığından utanarak...

Mustafa ağıtlar arasında toprağa verilmiş aradan üç gün geçmişti

Bir ses geldi avludan;

- Hasın emmi... Hasın emmi...!

- ne va leğn ne böğrüyoğn...Ehmet dürzüsü...!

- Köye gübre gamyonu geldiğ de var habar et dedi mıhtar emmi..!

- Va git mıhtıra sööyle 15 çuval endürvesinne hele...!

Pencereye kolunu dayamış uzaklara dalıp öylece oğlunu
Düşünürken gülsüm kadın...

- Hııhh... 15 çuval gübre sen hastasın ölecekmişsin ölmüşsün mustuvam...
Kime neee...Kime neee...Ha...Kime neee...!

Deyip yine ağlamakta gözyaşları süzüm süzüm
süzülmekteydi zavallı anacığının.

Kurtuluş...Kalkış...Direliş...Umut ve herşeye yeniden başlayış...!

15 çuval... 15 çuval...Gübreydi oysa sanki sadece...!
Hadi be...Hadi be yumuk...TUTUMLU - CiMRi...Sende...!

XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

Evet Sevgili Dostlar!

Yumuk hasana soracak olursak O TUTUMLU diyecektir
Büyük bir ihtimal...

Çoğumuzun genel kanaati ise CiMRi olacaktır deyim yerindeyse

Ondan dolayı TUTMLU - CiMRI dedik bu öykümüze


Dünya malı az çok her zaman kazanılır
Bu yıl mahsül az olur..öbür yıl çoğalır

Ya çocuklarımız peki dostlar...!

Onlarda bu yıl gider gelecek yıl gelirmi...?
O evladlarımız bir tarafa deyip hiç dünya
Malına bu kadar tamah edilirmi...

Onun içindirki yavrularımızın her daim
Sevinçlerine ortak olup dertlerini paylaşmaktan
Bir an bile olsa geri durmayalım...

Yeri geldiğinde baba...ve yine yeri geldiğinde
Abi kardeş olup hal hatırlarını sorup şakalaşalım...

Oynaşıp sarılalım...Sevip kucaklaşalım...

Onlar geleceğimiz deyip asla ve asla dışlamayalım...!

Yeni bir yazı dizemizde...

YÖRE YÖRE TÜRKiYE - Doğu

Şehmuzla zeynonun aşk hikayesinde

veya...

YÖRE YÖRE TÜRKiYE - Batı Karadeniz

Bizim kendi yaşam kesitimiz olan
PAZARCI NiNE adlı öykümüzle birlikte

Daha nice Şiir denemeleri - Türkü sözleri -
Maniler - Mektuplar ve öykülerle el ele
Yürek yüreğe olabilme umudu dileği
Vede temennisiyle..!

Sevgiyle kalın...Şiirle kalın...Türküyle kalın...
Maniyle kalın...Mektupla kalın...Öyküyle kalın...
Bizimle kalın...Bizim yazıp yorumladıklarımızla kalın..
Kendinize iyi bakın...ve hadi hepiniz...HOŞÇAKALIN...!
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

DiKKAT: Bu Hikayede anlatilan mekan ve kişilerin gerçek
Hayatla hiç bir ilgisi yoktur tümü yazarın kendi hayal ürünüdür
ÖNEMLE DUYURULUR

Gurbetten Bir CAN! - Gizemlikartal
Ramazan Kocapınar

Ramazan Kocapinar
Kayıt Tarihi : 9.4.2009 09:56:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Ramazan Kocapinar