Veda ettim gençliğimin gamsız geçen rüyasına,
Çıktım aşkın nihayeti bulunmayan sahrasına.
Bilmiyordum yol neresi? Varacağım yer neresi?
Dayanarak gidiyordum ilhamımın asâsına.
Bu sahranın kanat germiş her yerine ıssızlıklar,
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Gençliğin gamsız rüyasına veda ederek aşka atılmış şair nasıl ve nereye gideceğini bilmez. Çok fırtınalar atlatır, uçurumlar atlar. Bir afetin siyah gözlerinin kara sevdasına düşmüştür. Günün şiirinde değişik bir imge arıyor gözler.
Yıldızlara ve aşka inanmasaydın iyiydi be Seyfi emmi. Pozitif bir test ve bilmem kaç derece ateşle okudum şiirini.
Karahumma zordur. Ben doğmadan çıkmışsın o kadim yolculuğa. Allah bizi affetsin.
"ALLAH, KENDİ DOSTLARININ KALBİNE VAHYEDER(İLHAM VERİR), ŞEYTAN DA, KENDİ DOSTLARININ KALBİNE VAHYEDER(İLHAM VERİR.)" -Ayet-i kerime meali-
"Aşk" , "Işk" kökünden türetilen bir kelime olup mana olarak da, sevenin sevdiği kişiyi- tıpkı sarmaşığın kendisine payandalık yapan zavallı ağaçlara yaptığı gibi- muhatabını severken boğup öldürmesi demektir.
"Sevda" , yeni dilde ve lisan-ı tıpta adına "Melankoli" denilen çok tehlikeli bir akıl ve ruh hastalığının eski dildeki adıdır ki, daha ziyade "Kara sevda" diye tesmiye edilir.
Yıldızları rehber ve ilah kabul edip onların hareketlerinden bir mana çıkarıp bunlara göre davranmaya "Nücum perestlik" denir ki bunu yapanlara tarihte "Sabiiler" deniyordu. Şimdilerde ise bunun adına "astroloji" ya da "Yıldız name" (yıldız falı) deniyor. Allah-c.c- İnsanlık alemine, insanlık tarihi boyunca, doğru yolu bulmaları için 104 kitap ve 124000 peygamber göndermişken ve de elimizde son hak kitap olan Kur'an-ı kerim tek harfi bile tahrif olmadan duruyorken hala yıldız nameler ve perilerin( Habis cinlerin kadınları ve kızlarının) kalplerine verdiği ilhamlarla hareket etmek bir müslümanın yapacağı bir davranış şekli değildir. Resulullah-s.a.v- bu mevzuyla alakalı olarak "KİM FALCILARA VE KAHİNLERE GİDERSE, O MUHAMMEDİN DİNİNDEN DEĞİLDİR!" diyerek son noktayı koymuştur.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta