Yürüyorum,
yorgunluğun tatlı sızısı dizlerimde.
Bir buluttan diğerine sekiyorum,
Gökyüzünün orta yerinde kocaman boşluklar görüyorum.
Gözlerim uzakların pusuna dalıyor.
Geçmişin tozlarını silkiyorum üstelik,
Babacan bir tavırla okşuyor saçlarımı rüzgar.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bazen kendimizi anlamak için, büyümek/küçülmek gerek evrende..
Bazen, bir solucanın dünyasından
Bazen, bir kartalın bakışından
Bazen, denizin dibindeki yıldızdan
Dünyayı, hayatı, evreni düşlemek gerek.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta