Bu can bir emanet, sanma ki senin,
Vakti gelince de sararır tenin.
Ruh asıl yurduna kanat açınca,
Kafesten bir kuş gibi uçar gider.
Dünya saray olsa, sonu bir kuyu,
Gafletle uyuma, bırak bu huyu.
Nice padişahlar, nerede bir bak,
Yalın ayak bu yoldan geçer gider.
Malım mülküm deyip dalma gaflete,
Dünya malı ile düşme şehvete.
Bir top beyaz bezdir bütün kazancın,
Sırtından gömleğin de çıkar gider.
Mezarlık dediğin sessiz bir durak,
Son menzil orası uyanıp bir bak!
Ne evlat kâr eder ne mal ne de mülk,
Üstüne bir avuç toprak düşer gider.
Masiva dediğin sözde bir bağdır,
Aşılması müşkül, dumanlı dağdır.
Gönlünü kaptırma fani hayale,
Gördüğün bir rüyadır, kaçar gider.
Ruh kuşun kafeste, çırpınır durur,
Ecel yeli eser, onu savurur.
Ait olduğu yer bu dünya değil,
Mülk sahibine bir an koşar gider.
Gaflet uykusundan uyan ey gönül,
Bu dünya tarlası dikenli bir gül,
Kervan kalktı artık, vakit tamamdır,
Gelenler hep ardınca göçer gider.
Ercan Kurban
17.112026/İstanbul
Kayıt Tarihi : 24.1.2026 17:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!