Dedi ki:
Yol göründü ufukta,
göğün solgun kapıları aralanırken
rüzgâr eski bir yolcunun adını mırıldanıyor.
Toprağın derin belleğinde
yürüyen herkesin ayak izi saklıdır;
ve her iz
bir gün sessiz bir kapıya varır.
Çünkü yol uzun,
ve bu yol ne haritalarda çizili
ne de yıldızların bildiği bir menzile gider.
Bir sabah gibi başlar belki,
ama akşamın gölgesiyle yürür.
Bak,
dağların omzuna çöken sis
yaşlı bir bilgenin sakalı gibi ağırdır.
Vadilerde uyuyan nehirler
gümüşten yılanlar gibi kıvrılarak
geceyi taşır.
Her taşın altında
unutulmuş bir hikâye vardır
ve her hikâye
bir yolcunun yarım kalmış duası.
Yanına biraz sabır al,
bir avuç hatıra,
bir parça çocukluk gülüşü.
Çünkü bu yol
ne altın ister ne de kılıç;
yalnızca insanın içindeki
sessiz ışığı ister.
Gökyüzü akşamla boyandığında
güneş,
ufukta ağır bir nar gibi çatlar.
Kızıl suyu
dağların eteklerinden aşağı süzülür.
İşte o vakit
dünya bir kandil gibi titrer
ve rüzgâr
kapıları birer birer kapatır.
Bir kervan yürür uzakta,
develerin gölgeleri
uzun bir dua gibi uzar kumlara.
Her adım
zamanın göğsüne vurulan
yumuşak bir tokmaktır.
Çünkü ölüm
kara bir uçurum değil
belki de yalnızca
gecenin içinden geçen
gizli bir geçittir.
Bir kapı düşün
eski bir hanın kapısı gibi
yorgun yolcuları bekleyen.
Eşiğinde yıldız tozu,
pervazlarında
bin yıllık sessizlik.
Orada
hiçbir yolcu yalnız değildir.
Rüzgâr onlara su taşır,
gece onlara gökyüzünü serer.
Ve ay
beyaz bir kandil gibi
başlarının üzerinde sallanır.
Çünkü hayat
uzun bir yol türküsüdür.
Bazen nehir olur,
bazen çöl.
Bazen bir bahar bahçesi gibi kokar
bazen de kışın soğuk taşları gibi susar.
Ama yolcu
yürümeyi bırakmaz.
Adımların
yeryüzünün kalbinde yankılanır.
Her adım
bir veda,
her veda
görünmeyen bir kavuşmanın gölgesidir.
Sonunda
yol daralır.
Gökyüzü alçalır,
rüzgâr yavaşlar,
zaman bir yaprak gibi
avuçlarının arasından süzülür.
Ve insan anlar:
Bu yol
aslında eve dönüştür.
Bir ışık yanar uzakta,
çocukluğunun avlusunda unutulmuş
sarı bir lamba gibi.
Kapı aralanır.
Rüzgâr susar.
Yol biter.
Ve yolcu
yüreğinin yükünü eşiğe bırakıp
sonsuzluğun sessiz hanına girer.
Kayıt Tarihi : 8.3.2026 01:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!