İncecik dikenli bir yol var önümde,ilerisi muamma
görüyorum sadece, nereye bastığımı bilmeden..
Bıraktım kendimi rüzgarına, nereye götürürse sormadan
bomboş düşüncelerim aklımda,hepsi kırık/dökük
içinde yokluk barınabiliyor ancak bir de yalnızlık
Kırgınım sadece,en çokta kendime..!
Aslında gökyüzümden en çok mavilerimi çaldın,yerine siyahi geceyi bıraktın
şimdi yüreğimin tam ortasında, kocaman bir meydan ateşi yanıyor
gözleri alan ıssız kızıllık var, göremediğin geceyi aydınlatmak için
Belki de,bütün karanlıkta kalanlar içindir bu bitmeyen ateş
belki,bir yararı olur kararmış yüreklere,kimbilir..?
Hani vardın ya; şimdi olmadığın bütün zamanları yaşıyorum..
Yitik hasretleri yeniden büyütüyorum ol(a) mayacağın sabahlara,kimbilir?
Günışığı görmeyen duvarlarım buz gibi gecelerde tutsak
Isınmaz bir daha,bu baharda havada kar ayazı var üşütüyor
Kimsesizliğimin üzerini, sen dahil kimseler örtemiyor..
Canevimde dermansız yaraların aman vermiyor ki!
görmeyeyim ardına saklandığın binbir değişik yüzlerini..
Gece vardiyalarında tüketmeye çalışıyorum bütün düşüşlerini
Yoketmek istiyorum adı..nın geçtiği duymadığın seslerimi..
Her nefeste bir canverişimde sana bir daha doğmam gerekirken
Bitiriyorum kendimi gel(e) meyecağin günler için..
Sensizlik cezam bitmedi daha yolun başındayım
Sarp kayalıklarından düşecekken,sığ sularının sınırında kalmışım
Ne bir adım sana,ne bir adım kendime, geriye dönebiliyorum..
Her yer sessiz,sus ardında..
Razı değilim hiç bir gidişine
Razı değilim bu zamansız boşluğun emanetinden..
ve yolum uzun..biliyorum
Bir eflatun..
27 05 2011-03 İzmir
Kayıt Tarihi : 18.7.2011 03:10:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!