her insan
hayatı boyunca
başkalarının aradığı
bir yoldur
mutluluğa doğru
ve bir yol
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Meneviş hanım, mesaj haneniz kapalı olduğu için şiirime yaptığınız yorumun cevabını buraya yazmak mecburiyetinde kalıyorum özür dilerim.
Efendim; bizim hoşgörü anlayışımız ne felsefidir ne gayr-i müslilerin batıl dinlerinin kıstaslarına göredir ne de hissi ve nefsidir. Yani bizim bütün anlayışlarımız ve inançlarımız gibi bu da, Allah (cc) ın son kitabı Hz. Kur'an'a ve onun tercümanı olan Hz. Peygamber (sav) in fiili sünnetine ve kavli hadislerine göredir. Bu malum hocanın bu konudaki fetvası ise bahsini ettiğim İlahi kıstasların ve kaynakların hiç birine uymuyor. Bunu sadece ben değil şu anda hayatta olan bir çok çağdaşımız müdakkik ve tarafsız alim söylüyor. Hatta onlar daha da ileri gidip bu zatın JİA ajanı olduğunu onun için Amerika ikamet ettirilip himaye edildiğini söylüyorlar. Zira din-i mübin-i İslamın dört delili olan kitap, sünnet, icma-i ümmet ve kıyas-ı fukahada yer almayan bir fetvanın gayr-i meşru ve müfsidane oluduğu bedihi bir gerçektir ve bunun adına; dinin içine bidat sokmak deniyor ki; bir hadis-i şerifte Resulullah (sav)' küllü bidatün dalaletün ve küllü dalaletün finnar, ev kema kal' buyuruyor. Yani burada; -Dinin içine sokulan gayr-i İslami olan her şey bidattir ve bütün bidatlar sapıklıktır ve de bütün sapıklıklar cehennemdedirler. ev kema kal.- deniliyor.
Bizim kafamızın fikri, dilimizin zikri ve elimizin fiili yukarıda bahsini ettiğim kitap ve sünnete uygun olmalı. Yoksa (Allah korusun) Kitabın ve sünnetin lanetlediği münafıkların konumuna düşeriz. Yani bir kulun imtihanını kazanabilmesi için kitap ve sünnet eksenli yaşaması mecburiyeti vardır. Öyle bir nala bir mıha vurarak sınav kazanmak mümkün değildir. Daha avamcası, Allah (cc) ın emrettiklerini yapacaksın nehyettiklerinden de kaçacaksın. Bunlardan ilki takva diğeri ise salahattir ve saadet-i dareynin değişmez kıstasları bunlardır vesselam.
Hayırlı çalışmalar.
'İNSAN BİR YOLCUDUR. YOLCULUK İSE RUHLAR ALEMİNDEN, ANA RAHMİNDEN, ÇOCUKLUKTAN, GEÇLİKTEN, İHTİYARLIKTAN, ÖLÜMDEN, KABİRDEN, BERZAHTAN, MAHŞERDEN,MİZANDAN, HESAPTAN, SIRATTAN VE KÖPRÜDEN GEÇİP EBED-ÜL ABADDA SON BULAN BİR UZUN SEFER-İĞ İMTİHANDIR.'
Hayırlı yolculuklar Menevşe hanım.
herkes biraz umut biraz umutsuzluktur..
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta