Hiçbir şeyi sana benzetememeyi öğrendiğim gün anladım sevdamın büyüklüğünü…
Hoyrat bir aşkı yaşıyordu kalbim, beynim, duygularım.
Duygusuzluğumun tarifi yoktu ele, sensiz geçen bir kül parçası gibiydi ömrüm, esip savrulup, toza dumana karışan.
Tozlanmış bir raf gibi her şey artık, elim gitmez tek bir kitabın satırını okumaya. Umursamaz benliğim diğer ve diğerlerini.
Orada olmaları bile bir varlık değil artık. Unutulmuş, eskimiş ve yıpranmıştır.
Gün gelir kıymetli olsa da, benim için artık okunmuş, bitmiş, rafa kaldırılıp unutulmuştur…
Biri vardı diyebileceğim birileri kalmamıştır artık.
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta