Ne zaman yürüsem bu sokağın önüne,
Nemli toprak kokusu karşılar beni, hüzün var içinde.
Kırık Arnavut kaldırımları ve her çukurda bir hikâye,
Yağmurun bıraktığı kirli su birikintisi değil bir gökkuşağı,
Yoksulluğun yansımasıdır diye.
Koşan çıplak ayaklar, çınlayan her ses bir yaşama dokunur,
Sessizliğin üstüne atılmış can yeleği sesler yaşamı dokur.
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta