Ne zaman yürüsem bu sokağın önüne,
Nemli toprak kokusu karşılar beni, hüzün var içinde.
Kırık Arnavut kaldırımları ve her çukurda bir hikâye,
Yağmurun bıraktığı kirli su birikintisi değil bir gökkuşağı,
Yoksulluğun yansımasıdır diye.
Koşan çıplak ayaklar, çınlayan her ses bir yaşama dokunur,
Sessizliğin üstüne atılmış can yeleği sesler yaşamı dokur.
Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Devamını Oku
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta