Ölümüne yalnızdır mısralarım,
Kalbimin loş salonunlarında geceleyen.
Yokluğuna nida, siner sabahlarım
İhtiyardır zaman, anlamaz halden.
Saniyeler sükûtu dost edinir,
Kayıp mahşerdir, ömür değil giden.
Şiir şehrim şimdi gün batımı,
Ufuktan süzülen aşk revan dilden
Hey gidi gençliğidir kafiyenin,
Umarsız çarelerle yüreklere sinen...
Ey çorak dilim kaç harf tükettin,
Uğruna yâr endamlı ezelin.
Yalnızlığımın görgüsüz şahitleri,
Fısıldadı tüm zamanlara ismini.
Sevgiye nispet edip, sefaletin
Eskiyen tenime efgan ebediyetin
Döküldü senler saçıldı yüreğimden
Bengisu çağıldadı terütaze ölümden
Ah sevgili, yüreğim sana ensar
Kalk gel de bahtıma, kıl bahtiyar.
Özlenen ölümle geçen her bahar
Vuslatın firakı fezâda ey yâr
Ölümün düşlerime uzanan elleri,
Bu mezar, tut ki hapsetti hüzünleri.
Ömrümden dökülen sensiz her yaş
Aşk menziline ulaşmak için ayrılığı aş
Mevzilerde gizlenmiş hayalleri topla,
Kapımı çal, bir sonsuzluk sabahında…
Kayıt Tarihi : 27.9.2012 09:42:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!