YOKLUĞUN YENİLGİSİ
Mütemadiyen hakkı haykıranlar,
Elbette ki Batıla diz çöktürür.
Zulmedenlerin
Yedi katmanlı çelik olsa da gücü,
Mitralyözlerle dövülür gibi
Paramparça olur direnci.
Derinlere inse de,
Mağmaya kadar süzülür;
Özündeki şeytani ateşle yüzleşir
Ve kendi harında eriyip yok olur.
Batıl dediğin nedir ki?
Kocaman bir yokluk.
Hepi topu tüm dünyası bu
Sonu baştan yazılmış bir mağlubiyet.
İstanbul, 19.12.2025
Muhammed Bozbey
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 16:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şehir, adını unuttuğu bir gürültüyle uyanıyordu her sabah. Duvarlar kalın, kapılar çelikti; insanlar güç dedikleri şeyi kat kat üst üste yığmıştı. Zulüm, kendini yenilmez sanacak kadar uzun süre ayakta kalmıştı. Ama bir ses vardı. Ne yüksek, ne de kalabalık. Sadece ısrarlı. Her gün aynı yerden, aynı hakikati söylüyordu. Susturuldukça çoğalmıyor, bastırıldıkça güçleşmiyordu; yalnızca var olmaya devam ediyordu. Zulüm, bu sesi yok sayabileceğini sandı. Derinlere indi, daha da güçleşti, kendi ateşini kutsadı. Sonra fark etti: İndiği yer güç değil, boşluktu. Kendi harında erirken anladı; kazandığını sandığı her şey, sadece dünyaya aitti. Dünya da zaten geçiciydi. Hak ise hiçbir yere gitmemişti—çünkü hiç gitmemesi gereken bir yerdeydi. Geriye ne kaldı? Adı büyük, özü olmayan bir yenilgi. Yokluk, yine yokluğa yenilmişti.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!