Gece yattı yorgana sarıldı
Yer oynadı kolonlar kırıldı
Taban tavan bir birinden ayrıldı
Çığlıklar içinde yok oldu canlar
Karanlığa büründü koca şehirler
Yollar yarıldı geçit vermedi nehirler
Bir deniz bekliyorduk. Duvara çarpıp ölmesi gibi
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem
Devamını Oku
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem




Kainatta ve dünyada olan hiç bir hadise tesadüfi değildir Ertuğrul bey. Kainatı, dünyayı ve bizleri yaratan Allah -c.c-, -hoşa giden ve gitmeyen- her olayı bir hikmet ve maslahat için yaratıp organize eder. Deprem olayı da aynen böyledir. Bu büyük musibette ölen muttaki, müstakim, muvahhid, muhlis, muslih ve muhsin mü'minlerin zayı olduğu sanılan canları cennete giderken, malları da sadaka hükmüne geçer. Yani, gerçek mü'minlerin imtihan defterlerinde asla zarar hanesi olmaz.
Saydığım vasıflara haiz olmayan çakma mü'minlerin ve gayr-i müslimlerin ise canları cehenneme malları da hedere gider vesselam.
Hayırlı sınavlar olsun inşaallah.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta