Kaybettiğim huzuru, yanlış yerde aradım;
Doğru adres bilenler, cevap verin sesime!
Geliyorsa sizlere, şayet benim feryadım;
Kavuşturun ruhumu, sürur veren nesim’e!
Herkes bir şey söyledi; allak bullak dimağım;
Hakikati duymaya, ne kadar da muhtacım!
Yıllar yılı sahtenin, baplarında yamağım;
Ruh’um ölmek üzere, duyun beni çok açım!
Sol duyulu meşum’u, lanse etti hissime;
Tuba sandı zakkumu, sağduyusuz mantığım!
Huzur değil ızdırap; düştü yine hisseme;
Oldu kansız katilim; lokman hekim sandığım!
Dediler ki; hür olsan, gelir sana o kendi;
Attım dini bağları, lakin yine gelmedi!
Buna benzer nice gaf, arz olundu ve dendi;
Denemedik tek formül ve reçete kalmadı!
Salik oldum çok yola, ama boşa yoruldum;
Cadde diye girdiğim, çıkmazlarla sonlandı!
Nice yılan çıyana, dostum diye sarıldım;
Fakat sonuç aynıydı, yani; büyük hüsrandı!
Batı, batı diyerek, battım nice batağa;
Kurtarmağa koşanlar; aşikare şeytandı!
Kimi sattı gayriye, kimi attı yatağa;
Bunu yapan soysuzlar, sözde birer insandı(!)
Kaldı yalnız diyanet; bakmadığım tadına;
En sonunda Hak dine, olacağım bende ben!
Diyorlar ki, sadece; “ O insan der kadına”;
Öyle ise yabanda, dolanırım ben neden?
Merve Demircan
07.07.2011-Türkiye
Kayıt Tarihi : 7.7.2011 11:47:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (4)