penceremden sokakları izliyorum,sokak lambalarıyla aydınlanan.buğu pencerede değil parmaklarımın ucunda,değdiği yere akılalmaz harfler bırakıyor üstelik.bazen aydınlanmıyor bu yazılar,bir cümleyle gözlerimizi alacak bir aydınlığa yol açması beklenen bu havalar
bir türlü düzelmiyor bu aralar.
ara sıra nerden geldiği belli olmayan umutlar düşüyor saçlarıma.en olmaz dolanlara güveniyor insan,
beklememesi gerektiği halde bir mucize bekliyor.
saatlerce.günlerce...bazen senelere bölünüyor bu saliseler,bu asırlar an sürüyor.
yüzün düşüyor hüzünbaz zeminlere,bu ayak sesleri bu gölgeler
gitmek bilmiyor bakışlarımın ekseninden.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta