Kafatası çatlamış,fikrin çatısı çökmüş;
Basiretin gözünü,irinli yara örtmüş.
Durmadan kaşıyorlar kabuklu yaramızı;
Vurdum duymazlık bizim ağlattı anamızı.
Terimler alt üst oldu,iyi,kötü karıştı;
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Aynen, tümüyle ve eksiksiz ve ayniyetten de aynen öyle efendim. Kelimelerin kavramları öyle değişmiş ki, kargaşadan kimin nereye gittiği belli değil. Adem diyorsun adam çıkıyo, İnsan diyorsun, özür dilerim hayvan çıkıyo, kıyam diyorsun bilmem ne çıkıyo ve anlamlar kimliklerini yitiriyor, ama çok şükür ki birileri bu yitirilenleri toplayıp zengin oluyo. selamlar efendim
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta