Sabahın seherinde kucaklardım ormanı
Makilerin arasında başlardı o ilahi dans, erkenden…
Çiğ düşmüş çimlerin üstünden,
Gökyüzüne fışkıran papatyalar, arz-ı endam ederken,
Salyangozların mutlu türkülerini dinlerdim.
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Kendini demlerken dilini yemek...Belki daha demli olur suskunlukla demlenen ömür...Ama illa biraz su katmalı ve zamanında harını kısmalı ateşin...
Beğeniyle okudum. Kaleminize, yüreğinize sağlık...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta