Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düştü
Dayanır mı şîşedir bu reh-i seng-sâre düştü
O zamân ki bezm-i cânda bölüşüldü kâle-i kâm
Bize hisse-i mahabbet dil-i pâre pâre düştü
Gehî zîr-i serde desti geh ayağı koltuğunda
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Efsâne
'Bir zamanlardı bu gamhânede bir dem vardı
Gece sahilde sular fecre kadar çağlardı
O çağıltıyla beraber döğünürken def-ü çenk
Bir güneş dalgalar üstünde doğar rengârenk
Mavi bir gökyüzü titrerdi güzel bir histe
Rindler muğbeçeler mest bütün mecliste
Ve o hâletle bütün kahkahalar nağmeleşir
Dilde Yahya Kemal'in şarkısı şehnâmeleşir
O gürültüyle sular çalkalanır çağlardı
Bir zamanlardı bu gamhânede bir dem vardı
Lâkin artık o hayal âlemi bir efsâne
Ses seda yok bu değil sanki o devlethâne'
Orhan Veli
(nokta, 15.2.1951)
Bu da benden olsun;
Bir güzel aradım ela gözlü ak gerdanı benli
Aşkı bilmedim güllesi göğsüme yekpare düştü
Dökülüp de ak gerdana siyah saç salındı geldi
Esti rüzigâr perçemi ânın zülf-ü yâre düştü
Yan gözle bir nazar edüp arkasını döndü gitti
Cilve yapmak ter-ü taze o nazenin yâre düştü
Yorulmadım peşi sıra gittim ânın ben bıkmadım
Ayak eskitmek bu yolda ben-ü ihtiyare düştü
Balkari’yim kesmedim ben ümidimi gittim peşine
Lakin saat durdu akrep yelkovan biçare düştü
Aşık Balkari
Galip dedem ruhun şad olsun.
aklını şiire yor sevgili Nadir kardeş şiire..
felsefe oku,mantık oku,roman oku(Murathan Mungan'ın şairin romanı adlı yeni kitabını tavsiye ederim,,biraz tuğla gibi kalın bir kitap fakat okudukça inceliyor....)
boş ve dipsiz lagalugalarla sokaklar temizlenmiyor...
Ama mayahoş elmayı ya da limon suyunu içen- yiyen siz siniz Naci bey abi.. O durumda karşınızda demek ki benim de dişim gıcırdıyor.. Yani gelin balans kuralım..
Hepimiz..Burada ki ve iletişimde ki konumuzda eşitiz bunu içimize de sindirip öyle davranalım..
İnanın bana bu şiir en az size olduĝu kadar benim de yüreĝime hitap etti.. vurucu; insan..biz..ne arasanız var! İnceden bir taşlama, sevgiye kanat açmış, özlem..ve ama insan özü en içi dokunan yanı.. Verin bana böyle genç bir şairi.., alın 1000 tane kopyacı ünlü şair sizin olsun!
Evet ben de şu aşaĝıda ki şiiri DAHA SONRA ki günün şiirine layık görürdüm..
Ama daha önce ki içeriĝe yönelik yanıtlarımı beklerim.. Eger yanıt yoksa umarım istem ve rica kabul görmüştür, anlayış olmuştur! Ve bakın bu tür iletişime sizi yakan, yıkan bir acı sözüm var mı? O halde iletişim özüne titiz olalım..ve yargı..önyargıya dalmaktansa.., derin bir soluk alalıp-vücut egzersi yapamak daha iyi deĝil mi!..
Bir çiçeğe can olsun
Gökyüzünde
Ölüm bulutları gezerken
Diz boyu bataklıkta çiçek
Yeryüzünde huzur olur mu?
Kurtlar pusuda
Atmacalar dalda beklerken
Köpekler kan yalar
Çakallar aç iken
Bir ceylan yavrusu
Huzur bulur mu?
Biz
Biz olmayı beceremeyen siz
Ne bırakacağız geleceğe
Ne dersiniz?
Bir gün
Belki bir gün
Barış olursa dünyada
Bu can
Bir çiçeğe can olsun
Tayfun Hakverdi
Naci kardeş,
Nuray Alper'in, harika bir şiirini asmışsınız. Kutlarım. Gerçekten de 'Günün şiiri' değil, yılların şiiri olmalı. Anlaşılır, yalın bir türkçe ve harika imgeler. Bu şiir karşısında şapka çıkarıyorum. Nuray Alper'i tanımam.
Naci kardeş, Bu tür şiirlere susamışız. Keşke, Günün Şiiri, Gurubu da bu güzellikte şiirler assa da ufkumuz genişlese.
Sevgiler Naciciğim.
Sizinkisi diş kamaşması sevgili Nadir kardeşim...
Bakın ne demek istediğimi daha açık anlatayım..
Nuray Alper ilk şiirini okuduğumda sanırım 22 yaşındaydı..şimdi 27 yaşında ..aşağıya bir şiirini asıyorum ve günün şiiri olarak da öneriyorum..her yaş grubu şair kıyaslasın kendini diye..
ÖNCE ZAMBAKLARI ÇALDILAR UYKULARIMıZDAN
Görüyorum;
Sizin de göz bebeklerinizde sancısı aşkın
Yağmur ıslatamadığından korkuları belki;
Bakışlar şaşkın.
Nezaketini yitiren her kelime
İsyanın gün batımı dudaklarınızda
Duysanız sus azaplarını
Konuşmazdınız böyle!
......Önce zambakları çaldılar uykularımızdan
......Sonra kaybolmuş zamanlara sattılar.
Sizin de kulaklarınızda hırçınlığı sevdanın
Hep bitecek gibi sözler
Bir baharı daha solacak ellerimizde
Nur siyahı dünyanın!
Asalet baş eğiyor kirpiklerimizde
Artık, ateş çemberine takılı gözler
Sevseniz mutluluk anlarını
Yazamazdınız böyle!
......Önce zambakları çaldılar uykularımızdan
......Sonra,göz yaşı diktiler rüyalarımıza.
Sizin de dudaklarınızda hicranı şarkıların
Buğulu senfonilerinde ıslanıyoruz
Düş kokulu yıldızların
Yalnızlığın omuzunda başımız
Hüzünler yer tuttu şiirlerimizde
Görseniz bahar kışlarını
Gülemezdiniz böyle!
.....Önce zambakları çaldılar uykularımızdan
.....Sonra, eskimeyen günahlara astılar.
Görüyorum;
Sizin de saçlarınızda ağırlığı hayatın
Pembe gülücükler bırakıyoruz gökyüzüne
Mutlu bir şehir kayıyor ellerimizden
Temmuz anları donuyor sabahların
Bilseniz can yangınlarımı
Konuşmazdınız böyle!
.....Önce zambakları çaldılar uykularımızdan
......Sonra,kor ateşlerde yaktılar....
Nuray Alper
hayırlı olsun ama TÜRKÇEYE yük olmuş. herkes bunu anlıyacak mı bari sadeleştirip asaydınız.hiç değil adamcağızın emeği anlaşılırdı. neyse
Communicatie stoornis = iletişim bozukluĝu ya da iletişim aksaklıĝı.. En büyük sorunlardan biri de bu.
Burda ki yapımızın birbirimize önyargılı/yargılı olmamızın altında bu iletişim bozukluĝu yatıyor düşüncesindeyim..
Çok basitlikle eger kişi ben şiir yazıyorum diyorsa..şiir yazıyordur..şairim diyorsa şairdir.. İletişim bozukluĝu temelden olan kişi hayır der, sen hikaye yazıyorsun..sen romancısın diyendir..
Bunlar şuna benzer: Ben elma yiyorum..Hayır sen ayva yiyorsun..!
Ben sosyal demokratım..Hayır sen komünist ve ateistsin..
Ben dindarım..Hayır siz şeriatcı ve cemaatcisiniz..
Ben babayım..hayır canım siz dedesiniz..
Dolmayı çok severim.. Dolma ne ki çiĝköfte daha güzel..
Antroplog olmak istiyorum.. O da neymiş doktor ol..
Güzel sanatları seviyorum.. oĝlum sen şair ol şair..
İroni ve gerçekler bir yana.. Naci abi diye hitap ediyoruz….kimi kere sevgili Nadir diye hitap ediliyoruz...
Bizi bu aşamaya getiren saf burda ki iletişim boyutumuz.. Ve ki özde bu bir samimiyetin belirtisi deĝil.., olsa olsa burada ki iletişimde saygı sevgi nitelemesinin yansıması..Yani esasta kişinin kendi aynası..
Durum ne? Durum Burada Naci beyin bu şiir altında yazmış olduĝu bir yoruma – ki oda buraya yorum yazan herkesi olduĝu gibi beni de ilgilendirdiĝinden – geridönüm yapıyorum..Ve saf ona geri dönüm yapıyorum.., ne Naci’in aşı ne işi ne de dişinden kara kaşından bahsetmiyorum ki samimiyete girmiş olayım..
Sadece ve sadece sizin de burda ki öz konumunuz falancamızdan filancamıza kadar yorum yazan bir konum..o kadar… Size diyorum ki önce yerinizi bilirseniz sevinirim..
“Önce adam olacaksın ki sonra şair olabilesin’i” diyen aynı zamanda siz de olduĝunuza göre mutlaka güzel niyetlerle oluşturulmaya çalışılan bir oluşum nedeniyle ‘Önce adam olacaksın ki sonra şair olabilesin’i” anlayışınızla paradokslaşmayın diyorum..
Ne..ve neciliĝinizi siz başta bilensiniz..Ona diyeceĝim olamaz..Ama ben de burdaysam ..düşünüyor ve varım..Ve siz o varlıĝım, sizin öne sürdüĝünüz bir genel oluşuma, görüş iletiyorsam bunu içinize sindirmelisiniz efendi.. Evet bu baĝlamda yakarım..Tavır ve tutumunuzu eleştirmemden korkmayın…
Ne olduĝumu önce bana soracaksınız.. İdealistim, idealist düşünceye sahibim ama realiteden kopuk deĝilim… Devrimciyim ve sadece kendime devrimci deĝil, burada ki kimi buna zıt tarafta olanların dahilli insan özlü yaşama erişmesi/paylaşmasından bahsediyorum..devrimcilik bence bu!
Burada ünlü, ahbap-çavuş ilişkisiyle birinin digerini göklere çıkartıĝı şairlik ve gereçektende usta şair olanın seçici kurulu deĝil.. sadece şiir benimseyim-sevip ve ona yürekle baĝlanan öncelikle TARAFSIZ adam gibi adam/kadın gibi kadın lazım..
Varılcak sonuç bir dindarlıĝı, duayı ve arabeski öze olan şiiri..komünist ya da atesit… evrensel boyutta lirik, ironi, divan..taşlama. diyalektik..aşk-meşk..ve sair tüm bunları herkesin içine sindireceĝi ve şiirleri seçeceĝi bir Ceçici Kurulun oluşmasıdır. Bunun özerk bir yapıya sahipliĝini de Antolojinin yine bu sayfadan teyit etmesidir..
Bu oluşum ve farklı şiirler, şairlik farklılıkları içselliĝe sindirme rayına oturmuşsa…, kimsenin burada bir biriyle dalaşmasına, bir birinin inancı ve ideoloji..şiir ve şairliĝi yaşam anlayışıyla atışmasına zemin ortadan kalkmış olacatır diyorum!
Eee..Ahmet ..Mehmet gitti… Naci..Hacı geldi… Bir atanan gitti..bir atayan geldi.. Söyleyin deĝişen ne olacak! Diyorum..!
Siz beni..şiir..şairlik..ve devrimciliĝimi..yakıcı olduĝumu bir kenara bırakın..İçeriĝe..bu sorulara yanıt verin Naci bey..
Bakın sizin sadece burada olan bir davranışınızı daha size aynalayayım: tutumunuzla aynen buranın külhanbeyi gibi ve oluşturmayı tasarladıĝınız seçici kurulun da patronu gibi davranışta bulunuyorsunuz.. Şairlik, şiirlik ..edebiyatcılık ve bu alanda adamlık böyle olmaz!
Mustafa Ceylan aĝabey bir gün demişti..Yeter artık Nadir kardeşim burada dedikleriniz, söylediklerinizle hiç bir şey deĝişmedi, faydası olmadı. Yeter artık bırakın buraları.. biraz da bizlere bırakın..
Öyle mi!.., tamam Musatfa aĝabey dedim… Madem öyle buyrun burası sizin olsun..kendim uzun bir tatile çıkıyorum.. Daha tatilimin 2 haftasında bir de baktım Musatafa aĝabeyim – hiç bir günün şiirine yorum yapmadan – burada ki kimi yorumcularla beni aratmayacak keskin tartışmalara girmiş.. Ve sonuç olarak sanıyorum Nisan 24 de olan Gülce Edebiyat Akımı’nın reklamını da yapıp buradan ayrılmış.. Gülce Edebiyat Akım’ını takdir etsem de ve Mustafa aĝabeye şahsiyetine derin saygı duysam da bakın bunu Mustafa Ceylan aĝabeyime hiç te yakıştırmadıĝımı buradan iletmekten çekinmem..
Evet sizi kimi zaman burda ki duruşunuzu, şiir ve şairliĝinizi takdir edip.sevip-saysam da ..sizi yine saf burda ki bazı tutumunuzla eleştirisel yaklaşıyorum diye : “Bu beni eleştiriyor..şair deĝildir”.. Bu bana iyi davranıyor diye başka birine şair ünavanı takma gibi ucuz yaklaşımdan sizi özellikle men ettiĝimi ve size yakışmadıĝını bir kerde daha bilmenizi isterim…
Bu iletimin ne samimiyetle ne de ahbap-çavuşlukla..şiir ve şairlikle deĝil..sizin burda ki, bu şiir altında ki tutum ve tavrınızla ilgili olduĝunu da bir kere daha hatırlatmama gerek var mıydı bilmiyorum…
Dünya küçük..kimbilir gün gelir karşılaşır iki bardak çay içerek tanışırız.. Şimdiden size söz veriyorum ki o zaman gözünüzün-kaşınızın rengini ve ses tonunuzuun yakıcı-yıkıcı mı yoksa sevgi ve saygı..iletişim niteliĝine açık bir tutum mu? başta size ve isteyip- onay verirsiniz.. dünya ya açıklayacaĝım..
Saĝlık olsun..kolay gelsin..
Olsaydı bendeki gam mecnunu müptelada
Kuş mu karar kılardı başındaki yuvada...
FUZULİ
Verseydi âh-ı Mecnun feryâdımın sadâsın
Kuş mu karâr ederdi başındaki yuvada
FUZULÎ
Bu şiir ile ilgili 64 tane yorum bulunmakta