Yine mi şikâyet, yine mi dava?
Boşuna dönüyor bendeki hava.
Huzur arar iken şu dar dünyada,
Sadece gerçeği yazdım üstadım.
Yanlışa dur demek suç imiş meğer,
Doğruyu söylemek ömre bedelmiş.
Başımı eğmedim, eğmem bir sefer,
Ben bu haksızlığı sezdim üstadım.
Kalemim kılıçtan keskindir benim,
Yalanı, dolanı sevmez bu genim.
Haramla yoğrulmaz ruhum ve tenim,
Düzeni kökünden kazdım üstadım.
Kapılar aşındı, yıllar tükendi,
Adalet dediğin sabra eklendi.
Sanma ki bu yürek korktu, dendi,
Mahkeme mahkeme gezdim üstadım.
Sırtımda bin küfe, gönlümde sızı,
Alnıma yazılmış şairlik yazı.
Susturamaz kimse haklı avazı,
Kefenimi dik durup biçtim üstadım.
Dostlarım "boş ver de karışma" dedi,
"Zalimin çarkına duruşma" dedi.
"Boş yere kimseyle vuruşma" dedi,
Seveni bilerek üzdüm üstadım.
Emniyet kapısı, ifade sırası,
Bitmedi bir türlü gönül yarası.
Gözümde yoktur bu dünya parası,
Kendime boş yere kızdım üstadım.
Berat ettim ama bırakmaz peşim,
Aklansam durulmaz içte ateşim.
Haktan gayrısına yoktur eğilişim,
Yıllardır hasretle tozdum üstadım.
Direndim yıllarca soyguna karşı,
Haramla kurulan vurguna karşı.
Gâvurdan icazet alana karşı,
Birkaç sayfa şiir dizdim üstadım.
Narkozlu beyinler uzağa kaçar,
Şair olan her an bir yara açar.
Gönlüm bu kederden hep acı saçar,
Vallahi canımdan bezdim üstadım.
Kayıt Tarihi : 25.12.2025 14:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!