Yine Gel Ey Ramazan Şiiri - Muhammed Doğan

Muhammed Doğan
10

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Yine Gel Ey Ramazan

Geceler nur doldu, minareler ezan.
Edildi aç/fakirin hâlinden izan.
Kesildi dedikodu, gıybet, suizan.
Gidiyorsun ya; yine gel Ey Ramazan!

Açıldı haneler, olmadı tozan,
Paylandı yemekler, pişti kazan kazan.
Öğretin şu; "işle sevap sen de kazan,"
Gidiyorsun ya; yine gel Ey Ramazan!

Çöktü yüreklere derince bir hazan.
Şahit ol o günde ki, kurulur mizan.
Gerek yok! istemene bizden istizan.
Gidiyorsun ya; yine gel Ey Ramazan!

Muhammed Doğan
Kayıt Tarihi : 20.3.2026 05:16:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Gönül Penceremden Ramazan’ın Hikâyesi O mübarek günler bir su gibi akıp giderken, şehre ve insanların ruhuna çöken o muazzam değişimi seyrettim. Şiirim, işte bu seyirden doğdu. Nurla Yıkanan Geceler ve Teraziye Gelen Nefis İlk mısraları karalarken, minarelerin o vakur duruşu geldi gözümün önüne. Müminlerin, "Her geceyi Kadir, her geçeni Hızır bil" düsturuyla seccadelerini nurlandırdığı o uzun geceleri düşündüm. İftarın müjdecisi, teravihin davetçisi ve sahurun bekçisi olan o ezanlar, sadece kulağımıza değil ruhumuza da okundu. İstediğim şuydu: İnsan sadece midesine değil, diline ve zihnine de oruç tutturmalıydı. Dedikodunun, gıybetin ve o zehirli "suizanın" bıçak gibi kesildiği o huzur anlarını mısralara hapsetmek istedim. Fakirin halini sadece "bilmek" yetmezdi, onunla hemhal olup izan sahibi olduğumuz o yüksek yardımlaşma ruhunu selamladım. Toz Tutmayan Gönül Kapıları "Açıldı haneler, olmadı tozan" derken, aslında o eski, bereketli mahalle kültürümüzün kapısını araladım. Biliyordum ki; misafiri gelmeyen, kapısı çalınmayan evlerin eşikleri toz tutmaya mahkûmdur. Ama o kazan kazan pişen yemekler, sadece karın doyurmak için değil, binlerce insanı aynı sofranın etrafında "kardeş" kılmak içindi. Bu ayın "bire on veren" o eşsiz ticaretini hatırlatmak istedim: İşle sevap, sen de kazan! Bu dünya telaşında unuttuğumuz o asıl kazancı, hayırda yarışmanın güzelliğini ocağın başında tüten dumanla birleştirdim. Mahşerdeki Şahidimle Sözleşme Vakit daralıp da Ramazan bavulunu toplamaya başladığında, yüreğime gerçekten de derince bir hazan (sonbahar) hüznü çöktü. O an dua ettim: "Ya Ramazan, biz seni dünyada baş tacı edip tuttuk; sen de bizi o çetin günde, mizan kurulduğunda tut!" Onu bir misafir gibi değil, evin asıl sahibi gibi gördüğüm için "istizan" yani izin istemene gerek yok dedim. Kapımız ona her daim açık, gönlümüz ona her zaman teşne... Bu şiir, benim için sadece bir veda değil; mahşer meydanında elimden tutacak o mübarek dosta bir bağlılık yeminiydi.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!