Yine düşüyorum ufkun en yücesine
Orada bulutlar uzaktan bakar
Çil çil saçılmış dağların eteklerine
Yıldızlar gizlenmiş geceyi sayıklar
Yine düşüyorum ruhumun en kederli yerine
Orada kurumuş çiçeklerim var
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Şiirde kullanılan tanımla 'nereye düşerseniz' ya da pencerenizin perdesi açıldığında manzaranız nereyi gösteriyorsa onu görürsünüz. Bu görüntüler içindeki farklılıkları gösteren ise 'bakıştır'. Şairimiz gördüğü manzaraların içinden 'bakarak' gri fon üzerine pembe-mavi umut çiçeklerine boy attırmış....
İlk dörtlükte 2 ve 4 ncü dizeler de 'var' ayağı ile sonlansaydı nasıl olurdu. Ama bunun ötesinde güzel ve doğru anlam ve anlatımlı bir çalışma ...
Kutluyorum sayın Ercan Keskin...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta