Bayraklı Güzel Tepe
Yine akşam oluyor
Bayraklı güzel tepede…
Şebnem kokulu bir yağmur
ince ince dokunuyor toprağa.
Akşamın kızıllığı
sarı sarı açmış çiğdemlere vuruyor,
mor nevruzlara,
öksüz oğlan kardelenlere…
Her çiçek secdede sanki,
her yaprak zikrinde.
Yer zikirde,
gök zikirde,
kâinat tesbih çekerken
bir eksiklik var bu görkemde.
Bir burkulma düşüyor yüreğime.
Bayrağın gölgesinde
boy veren fidanlar yok artık.
Dallarında kuşlarla zikir çeken
o genç gövdeler yok…
Önce susuz bıraktılar onları,
yavaş yavaş kuruttular.
Sonra zehri içen bir insan gibi
sessizce öldüler.
Ve bir yangın…
Bir kıvılcım…
Geride ne kaldıysa
kül olup savruldu rüzgâra.
Bayraklı güzel tepe
Seyrantepe’den Karagöl’e bakar şimdi.
İftar vakti yaklaşır,
bacalardan yükselen duman
bir tül gibi örter köyü.
Soba üstünde yemekler,
soğumasın diye bekler.
Çaydanlık fokurdar.
Leğen hazırdır yaşlıların abdestine,
havlu, peşkir köşesinde.
Dumanın içinde
tandır kokusu vardır belki,
yeni pişmiş yufka ekmeği…
Taş üstünde çevrilen bir somun,
kabak pitası,
hengel,
ve Balkanların kıvrım böreği…
Ama
bayrağın gölgesinde
zikir çeken fidanlar yok artık.
Akşam oluyor yine…
Ve Bayraklı güzel tepe
hem dua
hem ağıt oluyor.
Kayıt Tarihi : 28.2.2026 23:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!