Yezit aslı talip sığmaz bu yola
Özünü aliye verenler gelsin
İkrarından dönen düşsün darlara
Fatmana darına duranlar gelsin
Dinim muhammedi alidir yolum
Bir gözüm ayrılığa bir gözüm hasretine kanıyor bugece
Dilimde ismin hece hece
Saçlarıma düşen aklar başkentin boş sokakları gibi bem beyaz.,
Bugün saçlarından aldığım teli rüzgarlara bıraktım
Hani bir yıldızdınya gök yüzünde,
Seni aldım kopardım gök yüzünden
Bugün doğum günüm...
bugün günlerden bir mayıs...
bugün doğmuşum ama seni tanıyana kadar hiç yaşamamışım...
onca yıl geçmiş ama ben bugün,
senin kollarında nefes aldığımın farkına varmışım...
ben bugün ela gözlerinin bir daha farkına varmışım...
Pes ediyorum artık…
Dönüşü olmayan yolun sonundayım…
Çaresiz boyun eğiyorum kaderime,
Onca acının yaşattıklarından sonra,
Arkama bile bakmadan,
Gözlerimden dökülen iki damla yaş,
DoKuNmA...
Artık pes ediyorum...
Dönüşü olmayan yolun sonundayım...
Çaresiz boyun eğiyorum kaderime.
ÇOK MUTLUYUM
çok mutluyum sevdiğim çok mutluyum...
uzun bir aradan sonra bugün rüyamda seni gördüm..
hemencecik gözlerimi ovalayıp kalktım yataktan..
Çok hemde çok özledim seni…
Sesini özledim…
Nefesini özledim…
Hadi gel deyişini…
Özleyişini özledim…
ÇOCUKSU GÖZLER
Bir çocuk sesi duyunca hemen titrer içim dayanılmaz bir özlemle perdeyi aralarım sokaktan geçenlere takılır gözlerim.
bir şarkı dinlemeyeyim o şarkıdaki kahramanlara benzetirim kendimi ve çocuksu gözlü sevdamı.
nerde bir keman sesi duysamda içimde küllenmiş aşkım gelir aklıma yine öyle çocuksu ve masumane biçimlerle.
hadi şimdi parmağını dudaklarına götür bana yolla bütün buselerini,hadi şimdi saçlarını yine salla bana rüzgarıyla beni savur uzaklara.
titremesin ellerin bana yazarken, gözlerin nemlenmesin bana bakarken,büzülmesin dudakların sakın ağlama benim ismimi okurken,
ÇAREMMİ KALDI
Sırtımdan vurduğun okla çeker seni vururum
artık dayanacak zalım sabrımmı kaldı
senin gibi hayırsızı ben heryerde bulurum
yeter gel diyorsun hayın halım kaldı
BU SEFER OLMAYACAK
bir garip yolcuyum dönüşü olmayan bir yola çıkmış,sonun gelmesini bekleyen,yandıkça bitecek bir mum gibi erimekteyim,
hırçın bir denizim,kayalıklara çarptıkça bir parçamı dışarılara vuran,sahilde yudum yudum eksilen içildikçe içilesi bir suyum.
her bahar mevsiminde açan ama sonbahar gelmeden solan bir fidanım suyunu gözyaşlarından alan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!