Geçen yıl
değişen mevsim
yağan kar
zehmeri uzadıkça uzadı
umudum var
nasıl olsa
beter bir rüzgar eser
hüseyin gazi dağından
mamak cezaevinde
hasretlik kurutur kanımı
ben senin yanık tenini
özledim ana
seni düşündüğümde
bir serçe konar omzuma
yüreğimi hüzün kaplar
mevsim döner kışa
göçmen kuşlarda telaş başlar
zonguldak’tır memleketim
madenciyim madenciyim
baba mesleğidir işim
madenciyim madenciyim
gökçesu’da madenciyiz
Sizlere kanım kaynıyor çocuklar
Sanki bir yerden tanıyor gibiyim...
Fatsa sokaklarında Fikri Sönmez’in yanında mı gördüm desem,
Yoksa Hakan Şenyuva ile barikatın bir yanında,
Belki Karakoçan’da Orhan Bakır’la mavzer mavzere kurşun attınız,
Kimbilir belki de İstanbul/Gülsuyu’nda İsmail Hanoğlu ile faşistleri kovaladınız.
Sen bugün benimle olmalıydın,
El ele tutuşup seninle kırlara uzanmalıydım.
Sana kır çiçekleri toplayıp
Yaban gülleri arasında kaybolmalıydım.
Kırık bir çeşmeden avucumla su içirip
Doyasıya gözlerinin içine bakmalıydım.
Çığlık çığlığa
yükselir sesim
uyanırım
her yanım ter
nerdeyim
kendimi ararım
Seni düşündüm
bugün
seni seni düşündüm
yalnızdın parkın bir köşesinde
bir mahalle çeşmesi gibi
kırıktı omzun
Çisi çisi çiselerken
yaz yağmuru
üsküdar sahillerine
bir ben yalnızdım
kendi başıma
dudağımda cigaram
ne dizinin dibinde oturmaya
ne de anlatacaklarını dinlemeye zamanımız oldu
onların gözünde çocukken
biz çabucak büyüyüverdik
uçuverdik bir kuş misali yuvadan
onurlu kavgalara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!