YILLAR HÜZÜNLENDİLER
El ele tutuşup ta, gezdiğimiz parklardan
Seni sormaya gittim, güller hüzünlendiler
Çıplak ayaklarınla bastığın topraklardan
Bir iki adım attım, yollar hüzünlendiler
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Hüzünle yoğrulmuş güzel şiirinizi severek okudum yüreğine sağlık kardeşim kalemin daim ilhamın bol olsun saygılar tam puan
Bu aşkı anlatmadı, lal oldu dillerimiz
Soldu gönül bağımız, açmadı güllerimiz
Neşeyle vedalaştı, yaslı gönüllerimiz
Karalar matem tuttu, allar hüzünlendiler
şarkı formatına uygun bir şiir ,mükemmel..
kaleminiz daim olsun şair arkadaş
selamlarımla kutluyorum
hüzünlü bir şarkı gibi ..bizim tahtımızda birinci olsun ne fark eder arkadaşım,zaten yarışmaları pek tavsiye etmiyorum,nasılsa seçilecekler belli oluyor önceden..
ZEVKLE OKUDUĞUM ŞİİR BİRİLERİNİN DÜZENLEDİĞİ YARIŞMADA DERECEYE GİREMEMİŞ OLABİLİR... ASLOLAN OKUYUCUNUN GÖNLÜNDEKİ YERİNDİR... UMARIM ESERİNİZ OKUYUCUNUN GÖNLÜNDE LAİK OLDUĞU YERDE OLUR...SAYGILAR....H.CİHAN
saygı deger üstadım akıcı bir hece bir sevda anlatılıyor dizelerde,,dereceye giren şiirleride görmek isterdim gercekten,,
kaleminiz daim ilhamınız bol olsun,,,
gurbetten sılaya
selam ve dua ile...
Hani zaman ilaçtı, adı yoktu acının
Faydasını görmedim sensizlik ilacının
Gölgesinde oturdum, akasya ağacının
Yapraklar selam verdi, dallar hüzünlendiler
KUTLARIM EFENDİM, BİR BAŞKASINA İNŞALLAH...
YILLAR HÜZÜNLENDiLER
YILLAR HÜZÜNLENDİLER
El ele tutuşup ta, gezdiğimiz parklardan
Seni sormaya gittim, güller hüzünlendiler
Çıplak ayaklarınla bastığın topraklardan
Bir iki adım attım, yollar hüzünlendiler
Aldırış etmemiştik bakışan insanlara
Atmıştık kendimizi köpüren volkanlara
Geçmiş hatıralardan, gelecek zamanlara
İkimizi anlattım, yıllar hüzünlendiler
Hani zaman ilaçtı, adı yoktu acının
Faydasını görmedim sensizlik ilacının
Gölgesinde oturdum, akasya ağacının
Yapraklar selam verdi, dallar hüzünlendiler
Acıyarak göz attım, sevenlerin haline
Ulaşmaya çalıştım senin hayallerine
Gözüm yumup ellerim uzattım ellerine
Sensizliğe sarıldım, eller hüzünlendiler
Gezdiğimiz yerlere her gün ulaşıyorum
Kuru bir gölge gibi, orda dolaşıyorum
Eğer yaşamek buysa, bak işte yaşıyorum
Köz oldu yüreğimiz, küller hüzünlendiler
üstadım ;
bence bu şiir çok harika ..demek gözden kaçmış..ama olsun illaki dereceye girecek diye bir kural olamaz..güzel şiir her zaman kendini okutur..
çalışmanızı beğenerek okudum..
kutlarım akıcı ve duygu yüklü çalışmanızı...tam puan 100..selam ve saygılarımla...ibrahim yılmaz.
Yüreğin dert görmesin
Aşık Binali, sağol...
Selam ve muhabbetle...
TEBRİKLER ŞAİR.....
Yüreğinizden dökülen hüzünlü damlaları, kutluyorum Binali bey, bizim yüreğimizde dereceye girdi bu yeter. Selam ve saygılarımla.
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta