Hep yalan, hep yavan, hep terli avucunda direnen yanlış kalemler gibi duruyor sensiz yaşamak. Hangi direnişine sen koysam, öteki isteyişine ben katıyor cümleler. Keşke senin bende fazlalığının olduğu gibi benim sende iz buluşlarım olsaydı. Göz kapaklarına yerleşebilseydim meselâ; terliğinin altında gönül izinle bastığın bir yuvada misafir koltuğunda da olsa oturan olsaydım.
Gökyüzünde hayaller asılırken gecene, kaydığını sandığımız yıldızların Göktaş'ı olduğunu öğrendim. Bir hayal kırıklığı daha vurdu beni. Dilek diliyordum, seni istiyordum bir yıldızın parıltılı gözlerinden; karanlığı unuttursun diye aklıma, seni istiyordum.
Hülyalara dalma, yaşam tozunda el emeği göz nuru anılarım olacak; dilerim. Yıldızsız, hatıra defterime düştüğüm notların sen girdabınca.
Güldüm; ayıp olmasın diye aşka. Sen ve ben klarnetinde Hüsnü bile şenlendirmiyordu ki bizi aşkta...
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta