Yağmur akıtıyor damlalarını evin çatısına, fethe giden ordular gibi…
Bazen duruluyor, oluyor tek tük, bazen ise haykırırcasına akıyor gök maviden…
Yağmurlu gecelerde karanlığa bürünüp fırtınalı bir denizin dalgası misâli kabarıp…
Hele ki yok mu o dalgaların sanki ben bir sahilmişimcesine bana vurmaları? ..
Asırlarla oluşan kara aşıntısını bende bir ânda oluşturmaları…
… ve geri çekilirken hiç tanımadıklarımla beni yamamaları!
Ödevini yapmamış ve kara tahta karşısında zor durumda bulunan öğrencilere dönüyorum bu zamanlarda…
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta