Yıldırım
Yıldırım.
Gecemi al benden,
Karanlığımı al.
Al aşkımı, senin olsun.
İstemem...
Sevdaysa eğer şu karanlığı örtecek,
Çarp da serp göğe.
Aman, sakın ha çocukları korkutma.
Desem ne olur?
Hangi yıldırım çarparmış yazın?
Islatacaksın ya, haberini verip bir kurnazın.
Üşüşeceksin başlara akbabalar gibi,
Ya da sinsi hareketlerle azıp azıp,
Düşeceksin tüten ocaklara.
Ey yıldırım!
Ben çamurlu yolları da hiç sevmem.
Kalın lastik izleri, ayakları ne de küçültür.
Islanan ayakları.
Bir de kükredin mi sen,
Dümdüz yollar dönüşür yokuşlara.
Ama olur da,
Ateşin bir berduşun sigarasını yakarsa,
Umut olursun ıslanan ayaklara.
Sonra kapanıp bulutlardan bir yatak kendine,
Karartıp havayı, yağmuru bekletirsin çobanlara.
Bekletme yıldırım.
Gecemi al,
Karanlığımı al.
Al aşkımı, senin olsun!
Çarp, dağıt ışığını sessizce.
Her şeyimi al...
Ama ne olur, şu bekleyişin bir sonu olsun.
Kayıt Tarihi : 25.1.2026 20:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!