Mutluluk kapısıyla,
Aralama kendini.
Başkasında arayıp,
Yaralama kendini....
Takviyeli mutluluk,
Müsebbibi olmazdı yaşantım her korkunun,
Düştüğüm bütün yollar izin gibi olaydı.
Düşmanı mı olurdum yola gelmez uykunun,
Baş koyduğum yastığım dizin gibi olaydı...
Olaydı gönlüm senin her emrine amâde,
Ne olur konuşma, bir şey söyleme,
Beni bu Dünyada koydun ya sensiz...
Şimdi ölsem bile gitmez gücüme,
Beni bu Dünyada koydun ya sensiz...
Hani kıyamazdın damla yaşıma,
Doğal mı, keramet mi,
Gözlerimde büyü var,
Bende şeytan tüyü var...
İçimdeki insanın,
Türlü türlü huyu var...
Göğsünde sevda kuşu,
Kanatın çırparsa sev.
Evvel aklında taşı,
Kalbe yer yaparsa sev.
Kırma heves çağını,
Sen Kadiri bilir misin?
Hani o, balçık tutan geceleri
yar sokağında aydınlatan
yalınayak garibi....
Ve kalabalıklar içinde hayatı
tek başına omuzlamış
....ve sende bu dünyanın ortaksın kaderine,
yüreğinde yangınlar içine düşeceksin.
çıkamadan bir kalbin en kutsal seferine
çığırtkan sevdaların doğurduğu bebeksin,
ve kim bilir ne zaman, nasıl büyüyeceksin....
ne olur alçalma üzgünüm deme,
duruşun gözümün önünde hala...
demirden bir çubuk gibi gövdeme,
vuruşun gözümün önünde hala....
sen kırdın mahvettin aşkın sihrini,
Gölgeme saplanan o kara kurşun,
Bir ihtar mı yoksa, ıska mı geçti!
Sevme dermiş gibi sanki duruşun,
Yoksa senin mermin Aşka mı geçti?
Akar sevda suyu sensin içmeyen,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!