Altmış bir yılında kışın başında
Kar kış hükmeder dağında taşında
Gençler toplanırdı yirmili yaşında
Bize miras Köşektaş’tan bu destan.
Hacıhasan’ın Dede bakkal işletir
Gençler bakkal önünde zamanı tüketir
Lokumla bisküvi mideyi avutur
Bize miras Köşektaş’tan bu destan.
Helvalar da yenir, kağıt oynanır
Dertler o odada her gün tınlanır
Mazi sayfaları orda canlanır
Bize miras Köşektaş’tan bu destan.
Dede hazırlanır Kayseri yolu
Aksata yapacak, ısmarlıç dolu
Sordu: "Var mı bir isteği olan kulu?"
Bize miras Köşektaş’tan bu destan.
Abdurrahman Koca öne atıldı
Sözüne muzip bir hile katıldı
"Evde yılan var" nârı satıldı
Bize miras Köşektaş’tan bu destan.
Dedi: "Yılan Fakı icat olmuş bak
Onu bulup getir, tez çabuk bırak
Dede saf gönlüyle eyledi merak
Bize miras Köşektaş’tan bu destan.
Kayseri’ye varıp yaptı aksata
Sıra fakıdadır, düştü bir nota
Dükkân dükkân gezer, girmez bir pota
Bize miras Köşektaş’tan bu destan.
Hırdavatçı güler, yan dükkana salar
Esnaf birbirine gizliden işaret yollar
Dede’yi boş yere yollarda yorar
Bize miras Köşektaş’tan bu destan.
Sinirli biri çıktı dedenin önüne
Utanmaz diyerek vurdu yanına
Dede mahcup düştü, baktı yönüne
Bize miras Köşektaş’tan bu destan.
Sokağa çıkınca güldü esnaflar
Geç anladı şakayı, bitti o laflar
Abdurrahman etmiş dedeye dolaplar
Bize miras Köşektaş’tan bu destan.
Dede göç eyledi, Koca da gitti
Dostluk ateşiyle bu dünya bitti
Mazi Köşektaş’ta her dem işitti
Bize miras Köşektaş’tan bu destan.
Kayıt Tarihi : 7.1.2026 14:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!