Yıl 1444 ve Haberi Yok Kimsenin
Dün seni gördüm eski bir istasyonda
Masumiyet emaresi taşıyan bir çocuğun saç uçlarındaydın
Bağrı çıplak bir adam
Kurum sirkeliyordu balkonunda
Gördüm
Bin parçaya parsellenmiş arazilerde
Rızkını arayan koyunlar
Dağların eteklerine serilmiş bir kentte
Uzun ağaçların sefasını sürüyordu salıncaklar
Kinini gördüm sessiz haykırışların
Yedi taneli ve olgun ve sapına münhasır buğday tarlalarında
Bir annenin evladına
Bir kardeşin kardeşe
Şu kahır yüklü dağların ardında
Susuzluktan sararan başaklar var
Söylesene nasıl yaşanır bir evde
Yoksa bahçesinde nar ve iğde ağaçları
Duvara çakılı paslı bir çiviye sığar ömrün
Mümkün değil aşka sınır çizmek
Çelik kapıların ardında
Yıkılmaya yüz tutmuş ahşap duvarlar var
Gördüm
Günbatımında yakılmaktan son anda kurtuldu bir liman
Ne büyük zenginlik
Tren katarlarının tıkırtısını gören bir balkonda
Çay içebilmek
Ve ne acınası fakirlik
Koyamamak bir aşkı mintanının sol cebine
Oysa ben aşkı göğsümde cep saati gibi taşıyorum
Yıl 1444 ve haberi yok hiç kimsenin
Eylül 2022 / ANKARA
Hilal AksoyKayıt Tarihi : 29.9.2022 23:42:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
TÜM YORUMLAR (1)